31 Ekim 2022 Pazartesi

AL GÖTÜR SİYASETİ (ŞİİR)

 Gel mavi gökyüzü gel, al götür bu siyaseti

Gel mavi deniz, mavi okyanus, al götür bu siyaseti

Gel yemyeşil bahar, kara kış, sarı sonbahar, sapsarı yaz

Gel karatoprak(kara toprak)

Al götür bu siyaseti

Çünkü siyaset toplumu bölüyor

İnsanları birbirlerine düşman ediyor,

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan akıl-ruh sağlığı

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan demokrasi

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan laiklik

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan adalet

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan özgürlük

Gel dini tanımlayan Din hadisileri'nin 

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği din

Al götür bu siyaseti

Çünkü siyaset topluma bilimdışılık, ahlakdışılık, mantıksızlık öğretiyor

Ahlakdışı, bilimdışı şeylere serbestlik, yasallık veriyor

Ahlakdışılığı ve bilimdışılığı egemenleştiriyor,

Gel gelecek

Al götür bu siyaseti

Çünkü siyaset 'Gelecek' diye

Bilimdışılık, ahlakdışılık, mantıksızlık, insanlıkdışılık öğretiyor

Gel gelecek, al götür bu siyaseti

Çünkü siyaset insanlığı 'Gelecek' diye eski, ilkel, vahşi çağlara götürüyor

Dünyayı vahşileşmeye ve fahişeleşmeye götürüyor

Oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim'i öğretti

Siyasetle değil ahlak ve bilim ile yönetilsin dünya.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 1.11.22/05.26


29 Ekim 2022 Cumartesi

COCA COLA REKLAMI VE TOTEMCİLİK İLKELLİĞİ (ŞİİR)

 Siyaset ile yönetilen her ülke 'Sahipsiz ülke' demektir

Çünkü siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Oysa ahlak doğrunun, bilim gerçeğin dünyasıdır

Ahlakdışılık ve bilimdışılık yanlışyolda(yanlış yolda) olmak yani sahipsizlik demektir,

Demokrasi ağızı(ağzı) olanın konuşması değildir

'Ahlakçı ve bilimsel olanın konuşması'dır

Demokrasi seçmenlerin, halkın, siyasetin seçmesi değildir

'Ahlakın ve bilimin seçmesi'dir

Çünkü insanlığın zirvesi ahlak ve bilimdir,

Ey tanıtımcacılar(reklamcılar), ve kapitalistler

Alim, alime, bilge mi oldunuz da topluma akılvermeye(akıl vermeye) kalkıyorsunuz

Alim, alime, bilge mi oldunuz da toplum mühendisliği yapmaya çalışıyorsunuz

Ahlakçı ve bilimsel mi oldunuz da kendinizi dünyanın ve insanlığın

Önderi sanıyorsunuz,

Durum ki tanıtımcalar(reklamlar) işlerinigüçlerini(işlerini güçlerini) bırakmışlar

İnsanları, toplumu, ve Türkiye'yi yönlendirmeye çalışmaktalar

Özellikle de yabancı şirket tanıtımcaları büyük bir akıldışılık, ahlakdışılık, mantıksızlık

Durumu içinde görünmekteler

Bu durum ya kasıtlı olarak yapılmakta ya da bu tanıtımcaların şirketleri

Kendi ülkelerinin, kendi toplumlarının olağan durumlarını Türkiye'ye yansıtmaktalar

Ve hem Türkiye'ye hem de tüm insanlığa yanlış da, kötülük de yapmaktalar

Çünkü akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı toplumların, ülkelerin, devletlerin

Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı durumları, halleri insanlığa örnek yapılamaz

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi,

Tanıtımcaların(Reklamların) durumu Türkiye'ye

Yani 'Önce ahlak ve bilim

Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün

Kurduğu ülkeye yani bilime ve ahlaka aykırılık içinde görünmekte,

Örnek ki tanıtımcalarda ahlaka aykırı ünlüler oynatılmakta

Oysa Atatürk de, Türk de, Müslüman da, din de, demokrasi de, laiklik de, özgürlük de

Adalet de, medenilik de, akıl-ruh sağlığı da 'Önce ahlak' demek

Çünkü ahlak hem insanı hayvandan ayıran, nitel en üstün fark

Hem de beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin nitel zirvesi,

Yine örnek ki 'Reklam' diye

İnsanlara, topluma

'Kirlenmek güzeldir'

'Saçmalamak güzeldir'

'Saçmalamaktan korkma' 

'Mucizelere inan' 

'Ahlakdışılıktan utanma'

'Akıldışılıktan utanma'

'Sosyopatlıktan, narsistlikten, teşhircilikten, megalomanlıktan utanma'

Gibi abuksubuk şeyler öğretilmeye, benimsetilmeye çalışılmakta,

Coca Cola

Kendini medeni, uygar, çağdaş, üstünlük, ilerilik, farkılık olarak göstermeye çalışan

Bu şirket 

Tuhaf ki tanıtımcalarında örnek ki birara(bir ara) Romalı gıladyatörleri(gladyatörleri) kullandı,

Coca Cola şimdi de

Yani 21. yüzyılın 2022 yılının ekim ayında

Yine birbaşka(bir başka) abuksubuk yani akıldışı, bilimdışı, akıl-ruh sağlığıdışı bir tanıtımca ile

Gündemde,

Coca Cola

Bu tanıtımcasında

'Herkesin totemi ve Coca Colası hazırsa' diyor,

Türk dil kurumu sözlüğü

'Totem= İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan 

Hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne, ongun' diyor

Yani put gibi birşey yani fetiş,

Yani

Coca Cola denilen, ve kendini medeni, farklı, üstün, çağdaşlık, demokrasi, özgürlük

Sanan bu şirket

Binlerce üniversite olan dünyada

Ve 200 üniversite olan Türkiye'de

İnsanlara, ve topluma 'Totemcilik' öğretiyor, aşılıyor, pompalıyor durumu,

Durum ki totem hem akıl-ruh sağlığına, hem bilime, hem Atatürkçülüğe

Hem demokrasiye, hem laikliğe, hem özgürlüğe

Hem 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz' diyen Muhammed'in dinine 

Hem 21. yüzyıla

Hem de 'İlkel bir toplum olmayan Türkiye'ye' aykırıdır,

Nefs hem 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' hadisinin de dediği gibi

Hem alimi bile alimlikten ve dinden uzaklaştıran en büyük cehalettir

Hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır)

Hem de akılı(aklı), mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını önler

Durum ki Türkiye'ye de, insanlığa da saldırı durumu nefs ile birlikte olmakta

Ki moda, ve ahlakdışı pilajlar(pılajlar, plajlar), sigara, içki, özel sektör, ve siyaset de nefstir,

Durum ki mideye birşeyler sokulurken kafaya, beyine, ruha, kişiliğe, akıl-ruh sağlığına da

Yanlış, kötü, zararlı şeyler sokulmaktadır,

Bu durumu önlemek için ya 'Tanıtımca(Reklam) bakanlığı' kurulmalı

Ya Rtük tanıtımcaları daha dikkatli, daha bilimsel, daha mantıklı incelemelidir,

Ey Coca Cola

Sen git totemini kendi akıldışı-ahlakdışı ülkene

Ya da totemciliklerinden esinlenmiş olduğun belli olan Kızılderililer'e

Ya Afrikalılarına geri götür,

Burası 

Hem 'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün ülkesi

Hem de 200 üniversite olan ülke,

Önerim ki tanıtımcalar yalnızca tanıtım yapsınlar

Toplumun, milletin, ulusun kafasını bozmaya çalışmasınlar

Demokrasi serbestlik değil özgürlüktür

Özgürlük de ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran, nitel en üstün farktır

Bilim de insanı hayvandan ayıran, nicel en üstün farktır,

Bu nedenlerle önerim ki

Ahlakdışı insanlarla tanıtımca yapan şirketlerin ürünleri de

Topluma akıldışılık-bilimdışılık-ahlakdışılık-mantıksızlık-tutarsızlık-sosyopatlık aşılama

Özellikli tanıtımca yapılan ürünler de satın alınmamalıdır,

Türkiye sahipsiz değildir

Türkiye'nin sahibi Atatürk değildir

'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyen Atatürk'ün de dediği gibi

'Ahlak' ve 'Bilim'dir

Bu nedenle ki ahlaka ve bilime aykırılık Atatürk'e de, Türkiye'ye de, insanlığa da

Demokrasiye de, laikliğe de, özgürlüğe de, adalete de, akıl-ruh sağlığına da ihanettir

Bilinmeli ki ahlak ve bilim ile yönetilmeyen ülkeler sahipsiz ülkelerdir,

Ey Coca Cola, görkemli gökdelenlerde hangi çağı yaşıyorsun

Ey Coca Cola, bu ülkeye, ve dünyaya ilkellik mi aşılamaya, pompalamaya çalışıyorsun

Ey pısikiyatırlar(psikiyatrlar), ve ey pısikologlar

Sizler neden akıl-ruh sağlığına aykırı şeylere karşıçıkmıyorsunuz(karşı çıkmıyorsunuz)

Tepki göster miyorsunuz

Yoksa sizler de mi ahlaka ve bilime aykırılığın dünyası içinde misiniz

Bilin ki akıl-ruh sağlığı ilaç şişesine sığmaz

Akıl-ruh sağlığı ancak ahlaka ve bilime sığar

Acıyorum akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıya üniversite okumaya gidenlere.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 29.10.22/11.14

28 Ekim 2022 Cuma

YETİŞİN İLAHLAR (ŞİİR)

 Ben peygamberleri 'Önce vicdan, ahlak, ve bilim' diyen insanlar bilirim

Ben dini

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, 

Sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen 

Din hadisileri'nin tanımı bilirim,

İnsanlığı 

Özel sektör köleliğe yönlendiriyor

Siyaset düşmanlığa

Sıpor(Spor) vahşete

Astroloji deliliğe

Moda fahişeliğe,

Yetişin ilahlar

Kurtarın insanlığı

Eğer gerçekten varsanız

İnsanlık sizi göreve davet ediyor

Yoksa sizi onurlandıracak hal kalmayacak insanlıkta,

Yetişin ilahlar

Eğer gerçekten varsanız

Dünya sizi göreve davet ediyor

Yoksa sizi gururlandıracak hal kalmayacak dünyada.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.10.22/17.40


26 Ekim 2022 Çarşamba

TAKİYYE SABETAYCILIK MACHIAVELLİ İLE İKTİDAR OLMAK HIRSIZLIK İLE ZENGİN OLMAK GİBİDİR (ŞİİR)

 Hırsızlık parası ile mabed yapılmaz

Yanlış yollarla zengin olursan

Birgün sana 'Zengin oldun ancak yanlış yollarla zengin oldun' derler

Yani zafer(yengi) utança(utanca) dönüşür

Oysa 'Savaş hiledir' diyen Muhammed'in hiçbir savaşı utanç değildir

Siyasi partiler düşünün ki kötü şeylerle yani utanç verici şeylerle anılmakta

Ve bunlar bir de kendilerine 'Müslüman, dinli' demekte,

Sözcüklerin tanımlarını doğru bilmemek yanlışlara neden olur

Savaş hiledir ancak doğru komutan savaşları hile ile kazanabilir

Ancak vahşet ile kazanmaz

'Savaş hiledir' hadisi 'Savaşı vahşet ile kazan' da

Hayatta(Yaşamda) hilebaz ol' da demek değildir

Çünkü doğrular ancak doğru ile gidilirse doğrudur,

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din tanımını bilmeyen insanlar

Kutsal kitapları ezberleseler de dini doğru anlayamazlar

Çünkü tanımı bilmemek konunun yanlış anlaşılmasına neden olur

Örnek ki konunun fizik olduğu bilinmiyorsa aynı konu kimya ile de incelenebilir

Örnek ki deriden ayakkabı yapılması gerektiği bilinmiyorsa aynı deriden mont da yapılabilir

Örnek ki undan pasta yapılacağı bilinmiyorsa undan ekmek de yapılabilir

Ve yapılanlar yanlış olur

Siyaset sözcüklerin doğru tanımlarının kullanılmadığı, sözcüklerin doğru anlamlarına

Aykırı bir dünyadır

Çünkü siyaset doğru üzerine kurulu değil, çıkar üzerine kuruludur

Bu nedenle ki gerçekler ve doğrular yani bilim ve ahlak siyasetin umurunda olmaz,

Felsefe bilmemek mantıksızlığa, mantık bilmemek de ahlaksızlığa neden olabilir

Mantık sözcüklerin doğru anlamlarını ister, felsefe ise sözcüklerin nasıl kullanılmaları

Gerektiğini öğretir

Bilim de sözcüklerin nasıl uygulanmaları gerektiğini öğretir

Bu nedenle ki felsefede, mantıkta, bilimde sözcüklerin doğru anlamları çok önemlidir,

Konuları anlatmak için sözcükler yeterli olmayabilir

Bu nedenle de benzetmeler(mecazlar), örnekler kullanılabilir

Bu nedenle örnek ki Bible(İncil) örneklerle, benzetmelerle doludur,

Takiyye ya da Sabetaycılık ya da Machiavellicilik denilen şey

Örnek ki hırsızlık ile zengin(varsıl) olmaya

Yani 'Zengin ol da nasıl olursan ol' demeye benzer

Yani karının kocasına, kocanın karısına, babanın çocuklarına, annenin çocuklarına

'Eve para getir de nasıl getirirsen getir' demesine benzer

Oysa doğrular ancak doğrular ile yapılırlarsa doğrudur

Eve para getirmek doğrudur ancak bu doğru yollarla yapılmalıdır

Yanlış yollarla yapılan zenginlik 'Doğru olmamanın zaferi(yengisi)' olur

Zafere ulaşmak kadar, zafere doğrular ile ulaşmak da önemlidir

Siyaset düşünün ki ne doğrular ile yaşıyor, ne de amaçları ahlaka ve bilime uygun

Yani ne çalışmaları doğru, ne amaçları

Bu durum onurluluğun zaferi değil, onursuzluğun zaferi gibidir

Yani doğru olmayan yollarla zengin olmak gibidir

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Çünkü ahlak onurun nitel zaferi, bilim de nicel zaferidir,

Pornolarda oynayıp 'Ben bunu vatanımı, milletimi, ülkemi kurtarmak için yaptım' denilemez

Eğer vatan, millet, ülke ahlakçı ve bilimsel ise,

Muhammed'i düşmanları bile 'Dürüst, doğru, emin insan' tanırdı

Bu nedenle ki düşmanları bile ona güvendi

Bugün başka, yarın başka; sabah başka, akşam başka konuşan

'Dün dündür, bugün bugündür' diyen

'Sana için herşeyi yaparım' diyen sözde sanatçılar gibi 'Partimin çıkarları için herşeyi yaparım'

Diyen siyasetçilerin nesine güveneceksin

Doğru yolda takiyyesiz, dürüstçe, doğrularla yürü, herkes seni dürüst, doğru tanısın

Yalnızca yolun değil zaferin de doğru olur

Yoksa yolun da, zaferin de yanlış olur

Ve dünya yanlışları bağışlamaz

Yalnızca cebine ya da zaferine değil, aynaya bakacağın yüzüne de bak,

Dünyanın gözleri yoktur ancak görür

Dünyanın kulakları yoktur ancak işitir

Bu nedenle ki dünya ahlaklı ve bilimsel olmadıkça asla huzur, güven, barış içinde olmaz

Ve siyaset ahlaka ve bilime aykırı dünyadır

Zaferleri de ahlaka ve bilime aykırı amaçlara(ereklere) olur.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.10.22/05.45

24 Ekim 2022 Pazartesi

İNSANCA OLDU (ŞİİR)

 Sigara zararlı da siyaset değil mi

Sigara kanser yapar, ölüm saçar

Siyaset de ahlaksızlık, bilimdışılık, aptallık, düşmanlık, yoksulluk, savaş, ve ölüm saçar

Ahlaksızlık zeka da ahlak değil mi

Ahlaksızlık onursuz yapar, ahlak onurlu

Denilmez mantıksızlığa onurlu

Denilmez siyaset yaparsa, dünya insanca oldu,

Güle benzettin sevdiğini

Canına diken oldu

Canına benzettin sevdiğini

Canını yakan oldu,

Hiçbirşeye benzetme hiçkimseyi

Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyuyorsa insan, doğru insan

Değilse yalan,

Din hadisileri diyor ki

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Din hadisileri'ne aykırı ise insan

Hükümdar da olsa, alim de olsa doğru değil yalan,

İnsan seçmeyi bil

Doğru seçmeyi bilmeyen akıl yanlış akıldır

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile insan seçmeyi bil

Doğru insanı seçmek, kendini doğru seçmektir

Yanlış insanı seçmek, kendini yanlış seçmektir,

'Canım' dedin sevdiğine, canını yakan oldu

'Ruhum' dedin sevdiğine, ruhunu yıkan oldu

Din hadisileri'nin tanımladığı dine uy

Dünyaya bir kez gelir insan

Mutsuz olsan da de ki o da onurlu oldu,

Kapılma dünya hazzına

İçi lav, kor, ateş birşey dünya

Uyma beden köleliğine

İçi iğrenç birşey beden

Yapayalnız kalsan da de ki o da insanca oldu,

Kur ülkeni

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uygun

O zaman de ki ülke insanca oldu

Kur dünyayı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine göre

O zaman de ki dünya insanca oldu.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.10.22/08.50


BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 328 (ŞİİR)

 Vicdan insanın içinde taşınılan, hep taşınılan birşeydir

Merhamet ise insanın kendi dışına gösterdiği vicdandır

Yani vicdan insanın kendisine aittir, gösterdiği merhamet ise başkalarına ait

Yani merhamet göstermek için başka insanların ya da birşeylerin olması gerekir

Vicdan ise insan yapayalnızken de geçerlidir, gereklidir

Bu nedenle ki merhametten önce, vicdanlı olmak gerekir

Merhametten önce vicdan gerekir

Vicdan taşınır, merhamet verilir

Et savaştır, bitki barış,

Atatürk düşmanlığı akıl-ruh sağlıksızlığı, mantıksızlık, tutarsızlık, delilik, vahşilik durumudur

Örnek ki Anıtkabir için 'Gavur yaptı' diyorlar

Ancak 'Tarihi eser' adı altında 'Gavur'ların yaptıkları şeyleri ve yerleri baştaçı ediyorlar

Atatürk'ün sigarasına, rakısına karşılar ancak zina, fuhuş, porno, ensestlik, eşcinsel evlilik

Pedofili, zoofili, eş değiştirmek, çok karılılık, çok kocalılık, çıplaklık, uyuşturucu dahil

Hertürlü ahlakdışılığın serbest olduğu ülkeler ile

Ve o ülkelerin devlet başkanıları(başkanları) ile dostlar

Ahlakdışı turistler gelecek, döviz kazandıracak diye mutlular,

Kitap okumak eskiden kültür, medenilik işi, göstergesi idi

Şimdi ise kötü insanlar bile kitap okuyorlar, öyle ki kitap bile yazıyorlar

Kitap seni

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine uygun insana değiştirmiyorsa

Ya o kitap dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı kitaptır

Ya da sen kitap okumuyorsun, okuduğunu sanıyorsun demektir

Artık, kültürlülük, medenilik göstergesi kitap okumak değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymaktır,

Bazı insanlar kendilerini ölümsüz algılayabilirler, öyle ki ölülerini ölümsüz sanabilirler,

Sözcükleri doğru anlamları ile kullanırsak

Bilge insanın dostu olmaz, ancak arkadaşı ya da yoldaşı olabilir

Çünkü 'Dost' sözcüğü 'Do' yani 'Eğitim' sözcüğünden gelir ki bilge insanın eğitime

Eğitime gereksinimi olmaz çünkü bilge zaten her konuda genel de olsa

Bilgisi olan, kendini sürekli eğiten

Doğruya, gerçeğe, mantığa ve bilgiye büyük önem veren insandır

Ancak 'Arka kollayan, koruyan, yardımcı olan, destek olan' anlamından olarak arkadaşı

Ya da yoldaşı yani bilge yoldaşı olabilir

Bu nedenle ki cehalet içindeki bu dünyada bilgelik yalnızlık getirir çünkü insanlık

Henüz bilge olmaktan çok uzak durumda

Görülmekte ki sözcükler doğru anlamlarında kullanıldıklarında ortaya çok farklı

Bir dünya, çok farklı bir durum, çok farklı bir anlam çıkabilmekte

Bu durumda açık ki dostluk bilgisizliğin, cehaletin dünyasına ait durumdur

Bu durumda yine açık ki hayvandan dost olmaz ancak arkadaş olabilir

Örnek ki köpek insana akıl, bilgi veremez ancak insanı koruyabilir

Bu nedenle yine örnek ki topraktan dost da, arkadaş da olmaz

Çünkü toprak insanı ne eğitebilir, alim ya da alime yapabilir

Ne de insanın canı tehlikeye düşerse koruyabilir

Gerçek ki sözcükleri doğru, gerçek anlamlarında kullanmak çok önemlidir, çok yararlıdır

Çok gereklidir çünkü mantığa giden yol doğrudan

Doğruya giden yol doğru sözcüklerden ve sözcüklerin doğru anlamlarında

Kullanılmasından geçer yani sözcükleri doğru anlamlarında kullanmayan

İnsanlar da, toplumlar da yanlışyolda(yanlış yolda) olurlar

Örnek ki siyaset kendini demokrasi sanmakta oysa demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü evrenin insani en doğruları ahlak ve bilimdir oysa siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Yine örnek ki serbestlik özgürlük sanılmakta oysa özgürlük ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü ahlaka ve bilime aykırı olmak yanlış olmaktır,

Ölüm ne anne bırakır ne baba

Ne çocuk ne akraba

Kuma, toza çevirir insanı

Hiçbir bilgisi ve anısı(hatırası) olmayan

Üstelik doğaüstü güçler değil

Beyini bile olmayan atomlardır bunu yapan

Çiçeğin ölüsü de güzeldir, metalin tozu da toz

İnsanın ölüsü ise

Hayvan ölüsü gibi iğrençliğe dönüşür

Üstelik doğaüstü güçler değil

Anıları bile olmayan atomlardır bunu yapan,

Rüyaları gerçekleştirmenin en doğru yolu

Ya gerçekleşmeyecek hayallerkurmamaktır(hayaller kurmamaktır)

Ya ahlaka ya da bilime aykırı hayallerkurmamaktır,

Yaşam(Hayat) ölümlerden ölüm

Aşk ölülerden ölü beğenmektir

Çünkü evren açısından yaşam ölüm, her insan ölü demektir

Vatan altı lav, kor, ateş dolu dünyadan yer beğenmektir

Yaşamını(Hayatını) gülmek ya da güldürmek üzerine kurma

Çünkü gülmenin egemenliği akıl-ruh sağlığını geriletir

Çünkü akıl-ruh sağlığı sorumluluk(ciddiyet) gerektirir,

Birgün insanlar olağan yaşam içinde ölümsüz olabilirler

Çünkü bilim ve teknoloji sağlıksızlaşan organların yerlerine takılabilecek

Yapay organlar üretebilir

Yani insanlar birgün öldürülmediklerinde ölmeyen ölümsüzler olabilirler,

Kendime sorunsuz, sütliman, mutlu, keyifli bir yaşam istemiyorum

Çünkü yoksa bu akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyada insanların

Toplumun, toplumların, insanlığın, dünyanın, bilimini, teknolojinin sorunlarından

Uzaklaşmış olurum,

Neden 'Hayat(Yaşam)', gökkuşağı, deniz gibi güzel şeyleri ahlakdışılık sahiplenmekte

'Hayat kadını', 'Eşcinsellik', 'Çıplaklık' gibi

Oysa doğrulara sahiplenmeyen güzellik çirkinleşir

Doğru da ahlaktan ve bilimden oluşur

Çünkü insanı hayvandan ayıran en ileri farklar bunlar

Bu nedenle ki hayvanlarda ahlakçılık da, bilimsellik de bulunmaz

Kötüler de, yanlışlar da çoğaldıkça toplumun, ülkenin, ve insanlığın sorunu olurlar

Kötülükler zevkten, hazdan, nefsten; yanlışlar da insanların ve devletlerin

Mantıksızlıklarından oluşur, bu nedenle ki suçlarda yalnızca insanlar değil

Devletler de suçludur

Kötülüğe karşı savaşmamak yanlış için savaşmak durumudur

Kötü olan da bilime ve ahlaka aykırı olandır,

Bedenini sustur yoksa o seni susturur, bedenini durdur yoksa seni süründürür

Çünkü bedenin dünyası kas yani ilkellik üzerine kurulu dünyadır

Beden beyinin kaslarıdır, yani beden beyine değil beyin bedene egemen olmalıdır

Beyine de ahlak ve bilim egemen olmalıdır

Yoksa ortaya 'İnsan konuşan hayvandır' tanımı çıkar,

Kötü insanların mutlulukları doğru insanları da, iyi insanları da mutsuz etmeli

Doğru insanları da, iyi insanları da ancak doğru insanların, ve iyi insanların mutlulukları

Mutlu etmeli ki kötü insanlar bu durumu 'Kendilerinin kıskanılması'

'Meyva(Meyve) veren ağaçın(ağacın) taşlanması' gibi tuhaf, akıldışı, mantıksız, gülünç

Durum olarak tanımlarlar

Sosyopatlar da, narsistler de sokakları çok severler,

İlahlar olmasa akılsız, aptal, ahlaksız insanlar mı olacaksınız, insan değil hayvan mı olacaksınız

Öyle ise beyinleriniz ne işe yarıyor

Beyin, felsefe, mantık, bilim, ahlak, vicdan, öğrenmek, okullar, üniversiteler neden var

İlahlara tapanlar sanıyorlar ki yalnızca kendileri doğruyoldalar(doğru yoldalar)

Yalnızca kendileri doğruinsanlar(doğru insanlar), yalnızca kendileri iyiinsanlar(iyi insanlar)

İyi de 'Dünya dönüyor' diyen Galile'ye saldıranlar ilahlara inanan insanlar değiller mi idi

Bu nedenle ki dini tanımlayan Din hadisileri 'Alimin uykusu bile cehaletin ibadetinden

Üstündür' diyor

Başını örten de, ilaha inanan da kendini dinli sanmayı

Ahlakdışı, utanmazca, cinsel sunumlu, cinsel tahrikli giyinen de kendini demokrasi ve

Özgürlük sanmayı

Mutlu ya da başarılı olan da kendini akıl-ruh sağlıklı sanmayı bırakmalı

Din dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din tanımına uymaktır

Demokrasi, özgürlük, ve akıl-ruh sağlığı da ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü bilim gerçeğin dünyasıdır, ahlak da doğrunun dünyasıdır

Gerçeğin dünyasına ya da doğrunun dünyasına aykırı olunup gerçekçi de doğru da olunmaz,

Savım ki çok kişiliklilik durumu kişilik gelişiminin başında, başlangıçında(başlangıcında) oluşur

Çok kişiliklilik durumu tıpkı bebeklerin kafatasılarındaki(kafataslarındaki) parçaların

Birleşmemişlikler gibidir

Doğru kişilik pekçok kişiliğin yani beyinin bölümlerinin birleşmesinden oluşur

Çok kişiliklilik durumu beyinin bölümlerinin henüz birleşmemişlik durumudur

Çok kişiliklilik durumu örnek ki pasta yapmak için gerekli herşeyin olması

Ancak henüz pastanın yapılmamış durumu gibidir

Ve çok kişiliklilik fırıldaklık, umursamazlık, unutkanlık, saldırganlık, barbarlık, güvenilmezlik

Kararsızlık yaratır

Bu nedenle çok kişiliklilik durumu ilkel, barbar, vahşi ya da nefs kölesi

Yani ya ahlakdışı ya bilimdışı ya da hem ahlakdışı hem bilimdışı insanlarda görülür

Çok kişilikliği de, akıl-ruh sorunularını(sorunlarını) da ancak ahlaklı ve bilimsel olmak yener

Ahlaklı ve bilimsel ol

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına uy,

Eğer ahlaklı ve bilimsel değilsen

Ya da dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı kişi isen

Akıllı(Uslu) sanma kendini

Kendini çok akıllı sandığın anlarda bile

Çünkü ahlak beyinin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi

Üniversite mezunu sanma kendini

Ahlaklı ve bilimsel değilsen

Çünkü ahlak evrenin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi

Başarılı sanma kendini

Ahlaklı ve bilimsel değilsen

Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran nitel en üstün fark

Bilim de insanı hayvandan ayıran nicel en üstün fark,

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyen insan ya da beyin

Ya cahildir ya yandaşlık içindedir ya akıl-ruh sağlıksızlığı içindedir

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi öğren, başar

Bunu sana

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımı öğretecektir

Çocuğun yalnızca senin çocuğun değildir, topluma ve insanlığa göndereceğin insandır da

Çocuğunun dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımı ile doğru ve iyi insan olmasını sağla

Kendine de, topluma da, insanlığa da kötülük etmesin, utanç olmasın

İlkellik bedene, kasa, cinsiyete, cinselliğe, gösterişe sarılır

Bu nedenle ki moda ilkel insan türü, ilkel toplum türü, ve ilkel insanlık türü yaratır

Bu nedenle ki moda kölesi insanların, toplumların, insanlığın Mağara çağı'ndaki

İnsanlardan, dönemden farkı olmaz

Dünya üniversite dolu olsa da,

Sanmayın ki toplumları, ülkeleri siyasetçiler ya da hükümetler ya da devlet yönetiyor

Onları durum ki moda yönetmekte

Moda ahlakdışılaştıkça ya da bilimdışılaştıkça onlar da öyle olurlar

Sanmayın ki ülkelerin tepelerinde devletler, hükümetler, siyasetçiler vardır

Bilin ki onların da tepelerinde moda vardır

Gerçek ki ülkeler dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile yönetilmedikçe

Siyaset-Özel sektör-Moda ahlakdışılık-bilimdışılık üçgeninin kölesi kalırlar,

Gerçek saygı secde ile de, el-eteköpmek(el etek öpmek) ile de, hazırolda durmak ile

Yiyecek-içecek sunumu ile de olmaz

Gerçek saygı ancak dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymak ile olur

Gerçek saygı Zeus'a gösteriline saygı da, hükümdara gösterilen saygı da değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına saygı ile olur

Bu nedenle ki dini tanımlayan Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' diyor

Dünya yalan değil, dünya doğrucu değil ancak gerçekçi

Yalan olan şey insanlar, sokaklar, siyaset, özel sektör, moda, nefs

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine sarıl, ve yalan olmayan dünyaya yürü,

Ahlakdışılık içindeki insanların da, toplumların da, ülkelerin de kendilerinde sevilmesini

İstedikleri şey ahlakdışılıklarıdır

Bilimdışılık içindeki insanların da, toplumların da, ülkelerin de kendilerinde sevilmesini

İstedikleri şey bilimdışılıklarıdır,

Öğren ki baş ağrısı da, mide bulantısı da gizli şeker hastalığından olabilir

İkisi birden varsa bu olasılık daha da güçlenir

Gizli şeker hastalığı da çok tehlikeli, çok zararlı, ölümcül hastalıktır

Gizli şeker sorununa karşı sıpor(spor) yap, bol su iç, yoğurt ye

Dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz

Bilim Çin'de de olsa git öğren' diyor

Din yiyecek, içecek dağıtmak değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dini

Dağıtmaktır

Din elinde yiyecek, içecek kapıları(kapları, kabları, kabıları) ile değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile dolaşır

Din mideye ya da nefse değil beyine hizmet eder

Vay ki kendilerini dinli gösteren siyasetçilere çünkü din siyasete karşıdır

Çünkü siyaset toplumları bölen, insanları birbirlerine düşman eden, yandaşlık yaptıran

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyadır

Bu nedenle de dini tanımlayan Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' dedi

Bakın bakalım kaç siyasetçinin ya da siyasi partinin dünyasında sultanlara şakşak yok

Anlamıyor musun ey insanlık; demokrasi, laiklik, özgürlük diye de

Din diye de yanlış yola götürülmektesin

Çünkü siyasetçinin ya da siyasetin götürdüğü yol doğruyol değildir

Çünkü siyaset akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyadır

Bu nedenle ki barbarlık, ahlaksızlık, bilimdışılık, utanmazlık, insanlıkdışılık getirir,

Medenilik de, çağdaşlık da getirilen, sunulan, yapılan herşeye yandaşlık değildir

Hele ki ahlakdışı şeylere şakşakçılık ya da yandaşlık hiçdeğildir(hiç değildir)

Medenilik de, çağdaşlık da ahlakdışı ya da bilimdışı şeylere saygı göstermek değildir

Medenilik de çağdaşlık da ahlaka ve bilime uygun şeyleri istemek

Ahlaka ve bilime aykırı şeylere karşı çıkmaktır,

Hiç sevmediğim insanlardan biri de yurt dışında okumaya gidenlerdir

Biri de birden çok üniversite okuyanlardır

Çünkü onlar gerçekten anlaklı(zeki) olsalar anlaklarını kendi vatanlarında

Ve tek, bir üniversite okumak ile de gösterebilirlerdi

Türkiye'de 200 üniversite var, neyine yetmiyor

Çok anlaklı isen 1 üniversite okumak neyine yetmiyor

Bu duruma 'Uluk(Başarısız, tembel, tenbel) çiftçinin üvendiresi(övendiresi) çok olur' denilir

Onları gören de öğrenmeye, bilgiye, yaratıcılığa çok hevesli(istekli) sanır

Oysa onları yöneten bilim, akıl(us), anlak, mantık değil nefstir

200 üniversiteden 1'er dahi çıksa Türkiye dahikaynardı(dahi kaynardı)

Dünyanın üniversite, eğitim merkezi olurdu

Ancak durum ki ülkede üniversite mezunu dahi, alim, alime, bilge değil

Örnek ki üniversite mezunu dansöz, üniversite mezunu üfürükçü, üniversite mezunu üçkağıtçı

Üniversite mezunu ikiyüzlü, üniversite mezunu yalancı, üniversite mezunu ahlaksız

Üniversite mezunu cahil, üniversite mezunu barbar, üniversite mezunu sömürücü

Üniversite mezunu yoz çoğalmakta

Çünkü üniversite kavramının 'Ahlak, bilim, evrensellik, ve vicdan' olduğu bilinmiyor

Üniversitenin alimlik, alimelik, bilgelik kapısı değil iş, para, servet kapısı olduğu sanılıyor

Gerçek müzik sanatçısı, önce sesi güzel değil, önce ruhu doğru insan demektir

Yani ahlakçı ve bilimsel insan demektir

Yani topluma ve insanlığa ahlaklı, bilimsel, doğru, iyi, güzel şeyler öğreten

Topluma ve insanlığa ahlak ve bilim ile doğru örnek olan insan demektir

Bu nedenle ki Atatürk 'Sanatsız kalmış bir toplumun hayat damarlarından biri kopuktur' dedi

Durum ki dünyada ne demokrasi var, ne özgürlük var, ne akıl-ruh sağlığı var

Ne doğru sanat var, ne din var, ne doğru eğitim, ne adalet, ne doğru ekonomi

Ne doğru devlet, ne doğru vatan, ne doğru ülke, ne doğru anayasa, ne doğru hukuk var

Herşey ezbere ve laylaylom

İnsan 'Gemisini yürüten kaptan' değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinin

Yönettiği insan olmalı.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.10.22/05.09


21 Ekim 2022 Cuma

LEŞ (ŞİİR)

 Dünyaya üçlü çete egemen

Biri özel sektör, biri moda, biri siyaset

Özel sektör ekonomi adı altında vatanları sömürür

Moda akıldışılık-ahlakdışılık-insanlıkdışılık yayar

Siyaset de hukuk adı altında onları korur

Ve üçü bir kuzgunun parçalarını oluşturur,

Vatan değirmen

Ekonomi pasta

Sahibi özel sektör

Siyaset bekçisi

Halka düşen, kırıntılar,

Vatan gemi

Özel sektör sahibi

Siyaset koruması

Demokrasiye düşen

Hiçlik,

Ülke ada

Moda sahibi

Hukuk koruyucusu

Akıl-ruh sağlığına düşen

Delilik,

Oysa 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Dahi Muhammed

'Önce ahlak ve bilim' dedi

Dahi Atatürk

Şimdi ise konuşan

Siyaset adı altında özel sektör ve moda ile kolkola(kol kola) girmiş

Ahlakdışılık ve bilimdışılık,

Toplumlar ya cahilleştikçe ya delirdikçe yükselir siyaset

Çünkü siyaset ahlakdışı ve bilimdışı dünya

Çünkü toplumları böler ve insanları birbirlerine düşman eder

Ve ya ahlakdışı ya bilimdışı dünya ister

Çünkü siyaset ahlakdışı ve bilimdışı dünya,

Ahlak ve bilim en doğru devlet

Ahlakdışılık ve bilimdışılık kuzgun

Ya ahlak ve bilim başa

Ya kuzgun leşe

Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi sarıl ahlaka ve bilime

Devlet ahlak ve bilim ile yönetilsin, ekonomi devletçi olsun

Olma ahlakdışılığa ve bilimdışılığa yani insanlıkdışılığa leş

Ahlaka ve bilime aykırı yerden pis kokular çıkar Anlarsın ya var, ya olmuşsun leş.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 22.10.22/06.11

ÖLÜM (ŞİİR)

 Alıp götürüveriyor ölüm

Sanki yaşamak şımarıklıkmış gibi

Alıp götürüveriyor ölüm

Sanki yaşamak yaramazlıkmış gibi,

Ne rengin rengine acıyor

Ne sesin sesine

Ne canın canına acıyor

Ne tenin tenine,

Çekip götürüveriyor ölüm

Sanki hayat kaçamakmış gibi

Çekip götürüveriyor ölüm

Sanki hayat oyun bozanlıkmış gibi,

Ne hatıralara acıyor

Ne hayallere

Ne emeklere acıyor

Ne sevmeklere.


Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.9.17/14.56

20 Ekim 2022 Perşembe

SİYASETİN KENDİSİ DEZENFORMASYON DURUMU (ŞİİR)

 Türkiye'de durum ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir merkez

Türkçe düşmanlığı, mantıksızlık, ve vahşilik

Bir merkez de Türkçe düşmanlığı, mantıksızlık, ve cinsel ahlaksızlık pompalamakta

Yani ortak yönleri Türkçe düşmanlığı

Ancak bir merkez bunu bilinçli olarak, Arablaşmayı başarı sanarak

Bir merkez de bilinçsiz olarak, haz olarak, Batılılaşmayı başarı sanarak yapmakta

Birinin dinin dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din tanımını

Birinin de demokrasinin, laikliğin, ve özgürlüğün ahlakçılık ve bilimsellik

Batının ise ahlakdışı ve bilimdışı dünya türü olduğunu

Ahlakın beyinin insani nitel zirvesi

Bilimin de beyinin insani nicel zirvesi olduğunu bilmediği açık

Yani birileri Batıya benzedikçe, birileri de Araba benzedikçe bayram etmekte

Oysa doğru olan şey birilerine benzemek değil ahlaklı ve bilimsel olmaktır

Bu nedenle ki Muhammed 'Din ahlak ve bilimdir, ahlak ve bilim yoksa din de yoktur'u

Atatürk de 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin'i öğretti

Siyaset ise ahlakı ve bilimi umursamayan laylaylom dünyadır

Açık ki bir merkez dinin Arablaşmak değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin

Din tanımı olduğunu

Bir merkez de demokrasinin Batılılaşmak değil ahlakçılık ve bilimsellik olduğunu bilmiyor,

Bu iki merkez

Üstelik de Türkçe karşılıkları varken

'Hijyen, etik, misyon, vizyon, performans, aktivite, aktivasyon' gibi Batıca sözcüklerini

Kullanmakta

Ancak Arabçı olan merkez yine Türkçe karşılıkları varken 'Kıyafet, fikir, bahsetmek

Bariz, devasa, kadim, farzetmek, faaliyet, mesela, misal, münasip, mütemadiyen

Lazım, mecbur, netice, muhakkak, nihayet, kıymetli, mülakat, mühim, mükafat

İlave, kabiliyet, istikbal, ihtar, ihtimal, imtihan, hassas, istirahat, istikamet' gibi

Arabça sözcükleri kullanmakta, ve kullandırmaya çalışmakta

Oysa hem kendi dilini kullanmayan insan da, toplum da yanlış yoldadır

Hem kendi dilini kullanmayan insan ve toplum düşünsel eksiklik içinde olur

Hem de Türkçe düşmanlık Türkiye'ye düşmanlık durumu olur,

Şimdi bir de Fıransızca/Fransızca sözcük olan 'Dezenformasyon'lu

'Dezenformasyon yasası' diye bilinen yasa geldi

Türkiye'deki, Türkçeye yönelik ilgisizlik, dikkatsizlik, sorumsuzluk gibi şeyler

İletişim bakanlığının yayınlamakta olduğu 'Dezenformasyon bülteni' adlı şeyde de

Acı biçimde görülmekte

Yani hem 'Dezenformasyon', hem 'Bülten' sözcüğü, ve ikisi de Fıransızca

Tuhaf ki Osmanlı imparatorluğu'nun son dönemlerinde de Fıransızca hayranlığı oluşmuştu

Ancak siyaset/politika denilen şey unutmamalı ki siyasetin kendisi de 'Dezenformasyon'dur

Çünkü siyaset hem beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin temel koşulları olan

Ahlaka ve bilime aykırı dünya durumundadır

Hem de siyaset toplumu bölmek, insanları birbirlerine düşman etmek

Ve toplumu yanıltmak, öyle ki kandırmak üzerine kurulu dünyadır

Örnek ki kendisine 'Dinli' denilen bu toplum mu zinanın, genelevlerin

Ahlakdışı pılajların(plajların), eşcinselliğin, eşcinsel evliliğin serbest olmasını istiyor

Yoksa siyaset mi bunları dayatıyor,

Gerçek ki siyaset demokrasiye, özgürlüğe, adalete, akıl-ruh sağlığına, insanlığa aykırıdır

Bu nedenle de yasaklanmalıdır

Türkiye de, tüm dünya da Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak ve bilim' ile

Yönetilmelidir

Tek doğru yol, tek çözüm, tek medenilik, tek insanca dünya durumu budur

Durum ki siyasetli günler Türkiye'nin de, dünyanın da

Karanlıkgünleri(Karanlık günleri) durumudur

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak ve bilim'de birleş

Ahlakı, bilimi, ve Türkçeyi koru ve geliştir


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 21.10.22/02.50


19 Ekim 2022 Çarşamba

AH SİYASET VAH SİYASET (ŞİİR)

Toplumu bölen, insanları birbirlerine düşman eden

Ahlaka ve bilime yoldaşlık değil kapitalistliğe kölelik eden

Ah siyaset, vah siyaset

Ya vahşilik ya ahlaksızlık getiren

En tehlikeli yandaşlık olan

Ah siyaset, vah siyaset,

Bilmez misin demokrasi demek siyasetçilik demek değil

Ahlakçılık ve bilimsellik demek

Bilmez misin medenilik demek herşeye boyuneğmek(boyun eğmek) değil

Ahlakçılık ve bilimsellik demek

Bilmez misin adalet demek senin yaptığın değil

Ahlakın ve bilimin yaptığı demek,

Ah siyaset, vah siyaset

Bak 'Önce ahlak ve bilim' diyor Muhammed

Bak 'Önce ahlak ve bilim' diyor Atatürk

Sense ne ahlak dinliyorsun ne bilim

Ah siyaset, vah siyaset,

Hükümdarlığın seçim sandıkılı(sandıklı) halisin sen

Diktatörlüğün takımgiysili(elbiseli), kıravatlı(kravatlı) halisin sen

Oy almak için ahlaksızlıklara, bilimdışılıklara, insanlıkdışılıklara serbestlik veriyorsun

İnsanlığı da, dünyayı da insanca olmaktan uzaklaştırıyorsun

Demokrasinin de, dinin de arkasına saklanıp demokrasi düşmanlığı, din düşmanlığı

Canavarlık yapıyorsun

İnsanlığa karşı suç sayılıp yasaklanmalısın artık sen

Ah siyaset, vah siyaset

Defol git de ahlak ve bilim ile aydınlansın dünya, ilerlesin insanlık

Binlerce üniversite olan dünyada bilgeliği değil deliliği olağanlaştırmaya çalışan

Atası, soyu ahlak ve bilim değil katliam olan

Ah siyaset, vah siyaset.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 20.10.22/09.09


18 Ekim 2022 Salı

HERYERDEN CEHALET AHLAKSIZLIK VE VAHŞİLİK FIŞKIRIYOR DURUMU (ŞİİR)

 Binlerce üniversite olan 21. yüzyılın

Çocuklara sunulan insan modeli alim, alime, bilge insan türü değil

Ne yazık ki ahlaksız, utanmaz, barbar, vahşi insan türüdür

Durum ki siyaset hükümdarlıktaki kanbağının(kan bağının), soyun yerini

Seçim sandıkı(sandığı) denilen şeyin almasıdır

Yani durum ki siyaset seçim sandıkılı(sandıklı) olsa da hükümdarlıktır, diktatörlüktür

Diktatörlüğün temel özelliği de ahlakdışı ve bilimdışı bir dünya türü olmasıdır

Görülmekte ki siyaset de ahlakdışı-bilimdışı dünya türüdür

Çünkü ahlakdışı-bilimdışı herşeye izin vermekte, yandaşlık yapmakta, destek olmakta

Yoksa örnek ki hiçkimse ortalıkta sütyen-külot gezemez,

Bir ülkenin ya da toplumun siyaset ile yönetilmesi demek

O ülkenin ya da toplumun akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışılıktan oluşan bir fanusun

Ya da kavanozun içine kapatılması gibidir

Çünkü siyaset durum ki toplumları bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek

Ve bu durumdan çıkar sağlamak üzerine kurulu

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya türüdür

Bu nedenle ki siyaset ile yönetilen ülkelerde ya ahlak ya bilimsellik olmamakta

Ki ahlak da, bilim de medeniliğin yani insanca insanlığın temel koşullarıdır(şartlarıdır)

Çünkü ahlak hem beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel en zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim de hem beyinin, insanlığın, ve evrenin nicel en zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün farktır

Bu durumda açık ki siyaset ile yönetilen bir ülkede durum ahlaka ya da bilime

Uygun olmaz ki zaten siyasetin ahlaktan ya da dinden anladığı şey de

'Herkesin siyasi iktidar gibi düşünmesi'dir

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi,

Demokrasi ahlak ve bilim yönetimidir ancak siyaset bunu anlamıyor

Adalet hukuk yani siyasetin yaptığı birşey değil bilimsellik ve ahlakçılıktır

Ancak siyaset bunu anlamıyor

Özgürlük serbestlik değil ahlakçılık ve bilimselliktir, ancak siyaset bunu anlamıyor

Ahlak töre, gelenek, görenek değil beyinin yani anlakın(zekanın), usun(akılın)

Mantığın nitel zirvesidir ancak siyaset bunu anlamıyor

Din töre, gelenek, görenek değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin 'Din mantık, ahlak, bilim

Vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik

İsrafsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' dediğidir, ancak siyaset bunu da anlamıyor

Bu nedenle örnek ki Batıda 'Demokrasi, hukuk, özgürlük, ahlak, din' adları altında

Zina, fuhuş, porno, eşcinsel evlilik, ensestlik, pedofili, zoofili, çıplaklık, eş değiştirmek

Çok kocalılık, çok karılılık, uyuşturucu, astroloji, falcılık gibi

Ahlaka, bilime, akıl-ruh sağlığına, ve insanlığa aykırı herşey serbest

Çünkü siyaset herşeyi gerçeklere ve doğrulara göre değil

Kendi akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyasına göre tanımlar, yorumlar, ister,

Bu nedenle ki dünyaya, insanlığa heryerden

Cehalet, ahlaksızlık, ve vahşilik fışkırıyor,

Cehalet durumuna örnek ki bilimdışı şeylere, astrolojiye, fala, medyuma inanan üniversite

Mezunuları

Çamaşır makinasını(makinesini), buzdolabını, bilgisayarı dua ile onarmaya(tamir etmeye)

Hastalıkları dua ile iyileştirmeye çalışan üniversite mezunuları var

Çünkü ülkeleri siyaset yönetiyor, siyasetin yönettiği ülkelerde eğitim, üniversite

Mezunuluğu da böyle oluyor,

Ahlaksızlık durumuna örnek ki bikini diye ortalıkta sütyen-külot, mini şort diye külot

Tayt pantolon diye daracık içlikle ya da külotlu çorapla dolaşmak

Ve eşcinsellik

Ahlaka aykırı giyimlilerli Tv dizisi, sinema, müzik dünyası,

Vahşilik durumuna örnek ki barbar, vahşi Tv dizisi, sinema, çizgi filım(filim, film), sıpor(spor)

Ve bilgisayar oyunu dünyası,

Durum ki binlerce üniversite olan 21. yüzyılda dünyaya ve insanlığa

Alimlik, alimelik, bilgelik değil

Cehalet, ahlaksızlık, ve vahşilik fışkırmakta

Bunun nedeni de dünyayı Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi 'Ahlak ve bilim'in

Değil, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya türü olan siyasetin yönetmesidir

Çünkü tüm bunlara siyaset izin, serbestlik veriyor,

Gerçek ki insanca dünya, insanca hayat(yaşam)

Ancak Muhammed'in, ve Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak ve bilim' ile oluşur

Bu nedenle insanlık insanlıkdışı bir dünya olan siyaset ile yönetilmeyi bırakmalı

Ahlak-Bilim yönetimi türüne, Ahlak-Bilim devleti türüne geçmelidir,

Ya ahlak ve bilim başa

Ya kuzgun leşe

Farklılıklarda değil ahlakta ve bilimde toplanın

Farklılıklarda değil ahlakta ve bilimde birleşin.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 19.10.22/09.07

17 Ekim 2022 Pazartesi

DEZENFORMASYON YASASI AKP’YE TUZAK MI DURUMU (ŞİİR)

 'Dezenformasyon' yasası olarak da, 'Sansür yasası' olarak bilinen

Ve 'Yalan, yanlış, aldatıcı, yanıltıcı, gerçekdışı haber yapmak' üzerine kurulu yasa

Sanılmakta ki Akp iktidarının yapmış olduklarının yayınlanmasının engellenmesi durumudur

Bence ise bu yasa Akp iktidarının demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe, bilime, ahlaka

İnsan haklarına, adalete, hukuka, Türklüğe, dine, akıl-ruh sağlığına, ve ekonomiye göre 

Daha da yanlış, kötü şeyler yapacağının habercisi olabilir,

Ancak bu durumdan başka 

Başka bir durum daha olabilir:

'Bu yasa gerçekte Akp'ye karşı ya da Akp yönetimini değiştirmek için' 

Fetö'nün ya da Usa'nın(Abd'nin) bir tuzağı ya da oyunu olabilir

Çünkü bu ülkedeki siyaset olarak en çok yalan durum ki Akp dünyası içinde görülmekte

Gerçek ki Akp iktidarının 20 yıl boyunca söylediği yalanlar bir kitap olabilir,

Gerçek ki gerçeklerin doğrulardan, doğruların gerçeklerden korkusu olmaz

Çünkü gerçek bilim üzerine, doğru da ahlak üzerine kuruludur ki ahlak beyinin, insanlığın

Ve evrenin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi

Gerçek ki en büyük korkaklık bilimden ve ahlaktan korkmaktır

En büyük cesaret de bilimsel ve ahlaklı olmaktır

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Öyle ki Muhammed 'Din ahlak ve bilimdir, ahlak ve bilim olmazsa din de olmaz'

Atatürk de 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın'ı öğretti

Vay ki gerçeklerden ve doğrulardan, bilimden ve ahlaktan korkanlara

Çünkü ahlak ve bilim insanı hayvandan ayıran en üstün özelliklerdir

Ve akıl-ruh sağlığının da, demokrasinin de, laikliğin de, adaletin de, özgürlüğün de

Dinin de temel koşullarıdır,

Ancak durum ki siyaset ahlaka ve bilime aykırı bir dünya türüdür

Çünkü siyaset toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman edip

Para kazanmak, geçim sağlamak işidir

Bu nedenlerle ki Türkiye için de, öteki ülkeler için de en doğru yönetim biçimi

'Ahlak ve bilim yönetim biçimi'dir.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 18.10.22/08.41


AKP’YE MANTIK DERSİM-1-KADER (ŞİİR)

 'Mantık' sözcüğüne Türk dil kurumu 'Arabça' diyorsa da

Bence Türkçe sözcük çünkü Türkçedeki 'İnsan' anlamına gelen 'Men/Man' sözcüğünden

Ve 'Tıkırtıkır/Tıkır tıkır' anlamına gelen Türkçe sözcükten türetilmiş

Yani savım ki 'Mantık' sözcüğü 'Tıkırtıkır çalışan beyin' anlamında sözcük

Yani 'Mantık' sözcüğü de Türk dil kurumu'nun yanıldığı sözcüklerden bence,

Mantık dikkatten sonraki en önemli şeydir çünkü dikkat olmazsa mantık da olmaz

Ve mantık olmazsa akıl-ruh sağlığı, felsefe, bilim, ahlak, din, adalet de olmaz

Bu nedenle okullarda okutulması gereken en önemli ders mantık dersi olmalıdır

Ancak durum ki üniversitelerde bile mantık öğretilmiyor ki üniversite mezunu insanlar bile

Mantıksızlık içindeler

Örnek ki kimisi sütyen-külot ortalıkta dolaşıyor

Kimisi sigara, içki içiyor

Kimisi astrolojiye, fala, büyüye inanıyor

Kimisi bozulan araçları, eşyaları, cihazları dua ile onarmaya çalışıyor

Kimisi hastalıkları tıp(tıb) bilimi ile değil dua ile iyileştirmeye çalışıyor

Kimisinin bedeni pirsing, dövme gibi ilkellik, vahşilik kültürüleri(kültürleri) ile dolu,

Her dilde her harf, nokta, virgül bile çok önemlidir

Bu nedenle ki sözcüklerde harf, nokta, virgül eksiltmek çok yanlıştır

Çünkü sözcüklerin anlamsızlaşmalarına da, anlaşılamamalarına da neden olabilir

Örnek ki Arabçadaki 'Kader, keder'

Türkçedeki 'Elek, yelek'

Bu nedenle ki ilerlemek, yükselmek, güçlenmek isteyen bir ülke ya da toplum

Önce kendi dilini geliştirmelidir, güçlendirmelidir

Yani el sözcükleri ile dil olmaz

Ancak görülmekte ki üstelik de Türkçeleri varken Türkiye'ye 'Hijyen, etik, vizyon, misyon

Performans, aktivite, aktivasyon, kıyafet, fikir, bariz, devasa, kadim, bahsetmek' gibi

Yabancı sözcükler katılmakta

Oysa bir ülkenin ya da toplumun gücünü önce dilindeki başarı belli eder

Gerçek ki 'Yabancı sözcük' sanılan pekçok sözcük gerçekte Türkçe kökenlidir,

'Kader' sözcüğünün yalnızca kullanılış biçimine bakılsa da

'Ben çok kaderliyim', 'Ben çok kadersizim'

'Kaderimde zengin olmak da varmış', 'Kaderimde yoksul olmak da varmış' gibi 

Örneklerinde görüldüğü gibi

Hem olumlu, hem de olumsuz anlam içeren, öziçeriksiz ve dışsal bir sözcük olduğu anlaşılır,

Dil başka diller üzerine kurulursa sözcükleri zamanlar anlamsızlaşır, tuhaflaşır, anlaşılmazlaşır

Örnek ki 'Kader' denilen sözcüğün doğrusu, Arabçadaki 'Dehr' sözcüğünden

'Dehr' sözcüğü de birisinin başına birşey gelmesini anlatan 'Dehere' sözcüğünden

'Dehr' sözcüğü de Saba(Sebe) dilindeki 'Dhr' sözcüğünden geliyormuş

Sabaca 'Dhr' sözcüğü de 'Yok etmek' anlamına

Ancak eski bir Sami dili olan Ge'ez dilinde 'Dhr' sözcüğü 'Kutsamak' ve 'Lütufta bulunmak' 

Anlamlarına geliyormuş

'Sami' ise 'Arap, İbrani, Süryani (Arami, Keldani, Asuri), Akad' gibi halkların ait olduğu kitle

Bu nedenle eski Arap şairleri başlarına gelen iyiliği hem de başlarına gelen kötülüğü de

'Dehr' olarak tanımlamışlar

Ancak dikkat edin, 'Kendilerinin yaptığı ya da kendilerine yapılan iyilikleri ve kötülükleri' değil

'Başlarına gelen' iyilikleri ve kötülükleri

Ancak Arabçadaki 'Keder, heder, ender' sözcüklerinin olumsuz anlamlarından da 

Anlaşılacağı gibi Arabçada iki heceli sözcüklerde 'der' son eki olumsuzluk vermekte

Bu nedenle ki iki heceli olan 'Kader' sözcüğü de olumsuzluk demek olur

Yani bu durumda, olumlu, iyi, güzel, mutlu şeylere 'Kader' denilemez

Yani yalnızca kötü şeylere 'Kader' denilebilir

Dilfelsefesi, dilmantığı, ve dilbilimi gereği ,

Vikipedi'de diyor ki 'Kader ya da yazgı=Önceden ve değişmeyecek bir biçimde belirlenmiş 

Olay akışı'

Ancak bu tanım 'Kader' sözcüğüne hem doğaüstü bir anlam vermeye çalışan

Hem 'Olay akışı' diyen yanlış bir tanımdır

Çünkü 'Kader' denilen şey 'Olay akışı' değil, 'Son, son durum'dur

Ve 'Son'lar insanların kendilerince de, başka insanlarca da yapılabilir

Örnek ki başka bir ülkeye giden insan da 'Kaderimde buralara da gelmek varmış' diyebilir

Ki kendi isteği ile oraya gitmiş olmakta

Örnek ki kendisine atılan iftira yüzünden hapisedüşen(hapise düşen) insan da 

'Kaderimde hapisedüşmek de varmış' diyebilir

Örnek ki sivrisinekten bulaşan sıtma sonuçu(sonucu) ölen insanın son sözü de

'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Örnek ki kafasını direğe vurup ölen insanın son sözü de 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Örnek ki deprem ile evi yıkılan insan da 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Demek ki 'Kader' sözcüğü öncelikle 'Birşey yapmaya gücü olan birşeyi' içerir

Yani dünyadaki ve evrendeki, insanlara yönelik birşey yapmaya, oluşturmaya yönelik herşey

'Kader' yapabilir

Dini inançlarda ilah var olduğundan ilah da insanlara yönelik birşeyler yapma olanaklıdır

Bu durumda 'Kader' genelde beşe ayırılır(ayrılır):

1- İnsanın kendisinin yaptığı kader

2- Öteki insanların yaptığı kader

3- İnsan olmayan canlı varlıkların yaptığı kader

4- Cansız varlıkların yaptığı kader

5- İlahların yaptığı kader,

Bu durumda örnek ki gerekli bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlerin alınmadığı

Kömür ocaklarındaki gırizu(grizu) gibi nesnel nedenli kazalar da

Göçük gibi öznel nedenli kazalar da 'İnsani kader'lerdendir yani 'İnsan nedenli kader'lerdir

Yani bu kaderlerde örnek ki ilahların etkisi yoktur

Oysa deprem insanların yaptığı birşey değildir ancak depreme karşı dayanıklı 

Yapılar yapmamak yani depreme karşı bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlere uymamak

İnsani etkidir

Ancak bu durumda da ya 'İnsanların önlemleri ilahların yaptıklarını yenebiliyor' durumu

Ya da 'İlahlar kendi yaptıklarına karşı insanların savaşmasını, mücadele etmesini 

Önlem almasını istiyor' durumu oluşur ki bilimde ve teknolojide ilerleme

İkinci durumun geçerli olduğunu göstermekte ki durum ki Hıristiyan(Hristiyan) Batı

Bunu anladığı için bilim ve teknoloji ile sorunlara karşı önde,

Bu durumda açık ki bilimsel ve teknolojik önlemler alınmadığı için oluşan kazalar

'İlahi kader' olarak tanımlamazlar, yorumlanamazlar

Yani insanlar yaptıklarını ya da yapmadıklarını 'İnsani kader' olarak tanımlayabilirler

'İlahi kader' olarak değil

Çünkü bilimin ve teknolojinin sorunlara karşı başarısı ilahların yapacaklarına karşı

İlahların önlem alınmasını istedikleri açıktır yoksa bilim ve teknoloji hiçbir sorunu çözemezdi

Bu durumda dinsel inançlar açısında yalnızca ölüm 'İlahi kader' olarak tanımlanabilir

Ölümlerin nedenleri değil

Bu nedenle örnek ki hiçbir maden ocağı kazası 'İlahi kader' olarak tanımlanamaz

Çünkü ya insan hatasıdır(yanlışıdır)

Ya da Allah vermiş olsa da önlem alınması gerekir çünkü durum ki Allah böyle istiyor

Çünkü Muhammed de 'Din bilimdir, Çin'de de olsa gidip öğrenin'

Ve 'Devenizi önce sağlam kazığa bağlayın, sonra Allah'a emanet edin' diyor

Ve bilim, teknoloji, medenilik ilerlerse sorunlar ya azalmakta ya yok olmakta

Bu nedenle ki pekçok hastalık, en azından pekçok ülkede artık yok olmuş durumda

Yoksa asla yok olmazlardı

Bu nedenle ki İslamiyet dini inançında(inancında) 'Doğal ölüm'den 

Yani, Allah'ın kendisinin doğrudan verdiği 'Ölüm'den başka

Boyuneğilecek(Boyun eğilecek) kader yoktur

Batı dünyası bunu anlamış ki bilimde ve teknolojide ilerlemekte

İslamcı dünya bunu anlamamış olmalı ki bilimde ve teknolojide gerikalmakta(geri kalmakta)

Bu durumda açık ki Allah verdiği sorunları 'Boyuneğilsin' diye değil 

Çözülsün, insanlığın zekası(anlakı) ilerlesin diye vermekte

Bu nedenle ki hadis 'Bilim Çin'de de olsa gidin öğrenin' diyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 18.10.22/05.15


16 Ekim 2022 Pazar

DEZENFORMASYON YASASI DEĞİL AHLAKSIZLIK YASASI GEREKLİ SAVIM (ŞİİR)

 İnsanlığın 21. yüzyılda da temel sorunu sözcüklerin doğru anlamlarını bilmemektir

Bu nedenle benim birinci görevim, birinci işim

Sözcüklerin doğru anlamlarını öğretmektir

Dünyadaki binlerce üniversite bile sözcüklerin doğru anlamlarını öğretmemekte

Örnek ki felsefe diye, 'Konulardaki ve sorunlardaki tüm olasılıkları tarafsızca ve dürüstçe

Araştırmak ve sunmak bilimi' tanımı değil

'Felsefe tarihi, felsefecilerin sözleri' falan öğretilmekte

Demokrasi diye, 'Ahlakçılık ve bilimsellik yönetimi' tanımı değil 'Siyaset, siyasi parti

Siyasetçilik, siyasi parti yönetimi' öğretilmekte

Özgürlük diye, 'Ahlakçılık ve bilimsellik' değil 'Serseriliğin kardeşi olan serbestlik

Yani ahlakdışılık ve bilimdışılık' öğretilmekte

Adalet diye 'Ahlakçılık ve bilimsellik' değil ahlakdışı-bilimdışı dünya olan siyasetin yaptığı

Yasala(Kanunlar), hukuk öğretilmekte

Din diye, dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımı değil

'Gelenekler, görenekler, töreler' yani Din hadisileri'nin din tanımına aykırı şeyler 

Öğretilmekte,

İnsanlık gerçeklerden ve doğrulardan

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalar olan siyaset ve moda yüzünden

Öylesine uzaklaştırılmış ki Türkiye'de, siyasi iktidarın yaptığı ve 'Dezenformasyon yasası'

Diye bilinen yasadaki 'Yalan, doğru, gerçek' sözcüklerine bile

'Kime göre yalan, kime göre doğru, kime göre gerçek?' gibi saçmasapan, abuksubuk

Tepkiler, itirazlar yapılmakta ki bu ülkede binlerce lise, 200 üniversite var ve

Anlaşılmakta ki bu liseler ve üniversiteler daha ya 'Gerçek ne, doğru ne?' öğretmiyorlar

Ya da bunları yanlış öğretiyorlar yani 'Sana göre, bana göre, kime göre?'li yani

Göreliliğin safsata biçimi ile öğretiyorlar

Çünkü bilimde 'Gerçek' ve 'Doğru' sözcüklerine 'Kime göre?' sorusunu sormak

Ya cehalettir ya anlak(zeka) düşüklüğü durumudur çünkü 'Gerçek' tanımı 'Bilim'e göredir

'Doğru' da ahlaka göredir

Çünkü bilim beyinin ve gerçeğin nicel zirvesidir

Ahlak da beyinin ve doğrunun nitel zirvesidir

Bu nedenle örnek ki hayvanlarda ahlak ve bilim olmaz

Yani insanlar, toplumlar, ve insanlık 'Gerçek' demenin 'Bilim', 'Doğru' demenin 'Ahlak'

Demek olduğunu öğrenmelidirler artık

Yoksa durumları havanda su döğmek, ve bostan beygiri gibi hep aynı yerde dönmek durumu

Olur ki siyasetin amaçı(amacı) da zaten 'Demokrasi' diye bu durumları yutturmaktır

Yani 'Yanlış' denilince 'Bilime ve ahlaka göre yanlış'ı insanlar, toplumlar, ve insanlık

Siyaset diktatörlüğüne ve cehaletine karşın(rağmen) öğrenmek zorundalar artık,

'Dezenformasyon yasası' denilen şey demek ki kendine ölçü, ölçüt, pusula, önder, lider

Olarak 'Ahlak'ı ve 'Bilim'i alırsa doğru olur yoksa yanlış olur

Yani ahlaka ve bilime aykırı şeylere karşı olmak zaten akıl-ruh sağlığının da, demokrasinin de

Laikliğin de, adaletin de, medeniliğin de, özgürlüğün de görevidir

Ancak bu yasa ahlaka ve bilime aykırılıklara karşı olmak yerine yandaş ise 

Bu durumda öncelikle kendisi 'Dezenformasyon' durumu olur,

Durum ki 'Dezenformasyon' denilen şey ahlaksızlıktır yani utanmazlıktır

Yani insan ile hayvan arasındaki nitel en önemli farkın yok edilmesidir

Bu nedenle temel çözüm 'Dezenformasyon yasası' değil

Ahlaksızlığı yasaklayan 'Ahlaksızlık yasası' olmalıdır ki bunun içine ahlaksızlığın bir türü olan

Dezenformasyon da girer

Ancak bu durumda açık ki ahlakdışı moda türü de, ahlakdışı pılaj(plaj) türü de

Toplumsal alanlara ahlakdışı halle çıkmak da

Bar, pavyon, genelev, zina, eşcinsellik gibi ahlaka aykırı öteki şeyler de

Yani ahlaka aykırı herşey de yasaklanmalıdır ki bunun içine siyaset ve özel sektör de girer

Çünkü siyaset toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek biçiminde 

Özel sektör de toplumun vatanını, emeğini, ve gereksinimlerini sömürmek biçiminde 

Ahlaksızlıktır,

Gerçek ki toplumlar için de, insanlık için de en büyük, en kötü dezenformasyon ahlaksızlıktır

Çünkü ahlak çökerse yalnızca demokrasi ve adalet değil akıl-ruh sağlığı da çöker

Savım ki ahlaksızlığa karşı 'Ahlaksızlık yasası' çıkarılmalı

Ve hertürlü(her türlü) ahlaksızlık yasaklanmalıdır, bundan başka genel, mutlak çözüm yoktur,

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Savım ki Türkiye de, tüm dünya da Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi

'Ahlak' ve 'Bilim' ile yönetilmelidir

Yoksa ülkelere de, dünyaya da barış, huzur, güven, dostluk, birlik asla gelmez

Atatürk'e de 'Yurtta barış, dünyada barış' dedirten şey

Atatürk'ün 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyecek kadar

Ahlakçı ve bilimsellikçi olmasıdır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.10.22/09.08



KUŞ DİLİ, KUŞ DİLİ CUMHURİYETİ VE EVRİM

 Dili ve toprağı olmak, her şey demek değildir; tıpkı, beyin olmadan da yaşanabileceği gibi. Yani bedeni olmak, her şey olmak demek değildir. Atatürk’ü; öğrencilere yeni Türk harflerini öğretirken gösteren fotoğrafa bakarsanız, kara tahtanın sol yanında W harfini görürsünüz; bazı baskılarında, belki göze batmasın diye budansa da. Atatürk; Türkçe’de olmayan bir harfi öğretiyor olamaz değil mi, o sırada? Anladığım o ki belki de Atatürk; Eski Türkler’de de var olan q, w, x harflerini Türkçe’ye katıp katamayacağını sınıyordu. Ve bu konuyu arkadaşlarıyla tartıştığı da anlatılmaktadır. Gerçekte bu üç harf genetiktir, her toplumda olması doğal ki öyle ya da böyle vardır da yani evrensel ve ilkeldir. Kedigillerden her hayvanın çıkarabildiği seslerdendir. Toplumları çağdaş, uygar yapan harflerden değillerdir. Belki dünya bu yüzden hala çağdaş ve uygar değildir. Vahşi seslerdendir. Daha çok şiddet içeren sözcükler için kullanılır: Box(Boks); war(savaş), sex, wow, gibi. Bu nedenle Afrika'da da yaygındırlar. İnsan ruhuna kötü etki yaparlar, bu nedenle Türkçe'ye alınmamalıdırlar... 


Türk Ulusu; Osmanlıca’yı bıraktı, yeni bir dile geçti diye halk, ulus, ülke olmaktan çıkar mı? Çıkmaz. Kendi dili yok diye Türk Ulusu; halk, ulus, devlet, ülke olamaz mı? Olur. Aynı bunun gibi de dili olan her topluluk; halk, ulus, ülke, devlet, yurt olamaz. 


Q, w, x harfleri Türk'lerin de ilk harflerindendir, bilenler bilir. Orta Asya’daki ilk Türk devletlerinde de bu harfler vardı. Ama büyük olasılıkla onlara da Çinceden geçti. Çünkü Çincede bu harfler hala vardır. Eğer bu harfler; Kürtçe’de varsa; ortada iki olasılık vardır: Kürtler ya Türk kökenlidir ya da Çin. İkisi de değilse yapay yaratılmış bir topluluktur ya da Afrika'dan doğrudan gelmişlerdir çünkü Afrika'da da bu harfleri kullanan diller var. Ama yazının icadı M.Ö. 3.000-4.000 arasında Mısır'da olduğu için ve Hiyeroglif yazısında q-w-x olarak Latin Harfleri'ne çevrilmiş hiyeroglif harflerin söyleniş olarak q-w-x harflerine benziyor olsalar da görünüş olarak hiç benzememeleri nedeniyle anlaşılan o ki Latince biçimleriyle bu harfler büyük olasılıkla, sonradan Hristiyan misyonerlerce Afrika'ya sokulmuşlardır. Kürtler ya Türk ya Çin ya da aşağı yönden gelmiş olan bir Afrika kökenli kavimdir. Türk ya da Çin kökenliyseler de sonuçta Afrika kökenlidirler çünkü kıtalar bir zamanlar Afrika merkezli bir daire olarak bitişiktiler. Sonra üçe ayrıldı tek ve dev dünya kıtası. Yani tüm kıtalar gerçekde Afrika kıtasıdır. Ama bence kıtalar genel olarak iki tanedir, ''eğer bölmek gerekirse''; Amerika kıtası ve Afrika-Asya kıtası. Avrupa kıtası da Asya kıtasına aittir; Avrupa ve Asya kıtaları tek bir kıtadır. Ama gerçekte bence dünya tek bir kıtadır; bölmek keyfi bir yaklaşımdır. Bu durumda, bu kıtasal ayrılmadan çok sonraları ilk insanlar ortaya çıktıklarından, bu durumda doğal ki dünyada ilk insan türü; üç kıtada birden ve ayrı ayrı ortaya çıkmıştır: doğu Afrika ilk insanı, doğu Asya ilk insanı ve Güney Amerika'nın doğusu ilk insanı. Eğer ki Afrika ve Asya kıtası; ilk insanların ortaya çıkışından sonra ayrılmışsa, bu durumda Türkler, Çinliler, Japonlar ve Ruslar Afrika'da da komşuydular demektir ama düşman-komşu da olabilirler doğal ki. Orta Asya’dan, Anadolu topraklarına göç eden Türkler’in yerleştikleri yerlerden biri de Doğu ve Güney Doğu Anadolu’dur. Çünkü Türkler hayvancılıkla uğraştıkları için dağlık, yaylalık yerlere göç ettiler; ovalardan ve deniz kıyılarından uzak durdular. 


Yani Türkiye'nin doğusu; Orta Asya'dan gelen Türk göçlerinden bağımsız, ayrı, uzak değildir. Doğu Anadolu’da ve Güneydoğu Anadolu’da soyadları Türkçe olanlar Türk kökenlidir. Mısır Hiyeroglif yazısı M.Ö. 3.000-4.000 yıllarına aitken Çin'de ilk yazı M.Ö. 6.000 yılına aittir. Yani Çin'de yazı, Mısır'dan çok önceleri vardı. Türklerin tarih sahnesine çıkışları ise M.Ö. 2.000 yılı falandır. Bu durumda, Çin dolaylarında da Afrika'dan ayrı, bağımsız bir ilk insan türü ortaya çıkmış olması doğaldır. Özellikle Güney Asya taraflarında günümüzde bile kuyruklu bebeklerin doğuyor olması buna kanıttır. Avrupalıların beyaz ırk olmasına karşın bembeyaz karların içinde yılın on iki ayı yaşayan Eskimoların beyaz olmaması beyaz ırkın, coğrafik değil genetik olduğunu göstermektedir; dolayısıyla Zenci ırkı da coğrafik değil genetiktir; yani Afrika insanları güneşin altında yana yana siyahlaşmamışlardır; maymundan türedikleri için siyahtırlar; yani Darwin doğru söylüyor; her insan maymundan türemiştir daha doğrusu, bir maymun türünün ta kendisidir; o yüzden öteki maymunlardan insan olmuyor günümüzde çünkü zaten insanın kendisi maymundur; yani dünyada gerçekte ''İnsan'' diye bağımsız, ayrı bir canlı türü yok. Güney Asya ülkelerinde günümüzde bile doğmakta olan kuyruklu bebek örnekleri bunun başka bir kanıtıdır. 


İnsanların ya da toplulukların bir dil konuşuyor olmaları onlara her hakkı verebilirse de devlet, ülke, ulus olma hakkı vermez. Dünyada, ‘’Kuş Dili’’ konuşan çok insan hatta topluluklar var; kuş dili, her ülkede var. Kuş Dili’ni yani Kuşça’yı, kuşlar mı konuşur? Hayır; Kuş Dili yani Kuşça konuşmak, bu dili konuşan insanları ‘’Kuş’’ ve ‘’Kuş Halkı’’ yapmaz ve onlara da ‘’Kuşistan’’ ya da bir ‘’Kuş Devleti‘’ kurmak hakkı vermez. İnsanlar ve topluluklar Mors Alfabesi ile de konuşabilirler, yazabilirler ama bu onlara ‘’Morsistan’’ devleti ya da ‘’Mors Devleti’’ kurmak hakkı vermez. Görmeyenlerin kullandıkları Braille Alfabesi vardır. Braille Alfabesi, görmeyenleri yaratmamıştır; görmeyenler bu alfabeyi yaratmıştır. Bu alfabeyi kullanmak , onu kullananları, görmeyen yani kör yapmaz. Hiç kimse kuş dili kullanıyor diye kuş, kör alfabesi kullanıyor diye de kör olmaz. Yine Binary Alfabesi vardır, bilgisayar dili yani. Binary Alfabesi ise bilgisayarı yaratmıştır. Yani yaratıcı bir dildir. Oysa kuş dili, kuşları; Körler Alfabesi de körleri yaratmaz. Şimdi Körler Alfabesi’ni kullananlar ‘’Biz ayrı bir halkız, ayrı bir devlet istiyoruz.’’ diyebilirler mi? Yine Binary Alfabesi kullananlar da kalkıp ‘’Biz Binary Alfabesi kullanıyoruz, ayrı bir halkız, ayrı bir devlet istiyoruz.’’ diyebilirler mi? Tarihte ‘’Çivi Yazısı’’ olmasına karşın hiçbir zaman ‘’Çivi Halkı’’ ve ''Çivi Devleti'' olmamıştır. Yani Kürtçe denilen dili kullanmakla Kürt olunmaz. Kürtçe konuşuluyor diye de halk, ulus, ülke, devlet olunmaz. Toplumbilim de bunların dışında da terimler vardır. Toplumbilim her kitleye halk ya da ulus demez. Yani dünyada Kuş Dili konuşan on bin ya da on milyon kişi örgütlenip silahlanıp ayaklansalar devlet kurmak için ve yirmi yıl da bu uğurda savaşsalar, kan dökseler onlara da yurt, devlet vermek gerekir. 


Sovyetler Birliği zamanında, Abd’de; Sovyetler Birliği ve komünizm aleyhine ahlaksız haberler, fıkralar ve karikatürler uydurmakla görevli bir birim vardı, Cia'nın içinde. Abd, emperyalizmin siyasi ve silahlı gücüdür; İngiltere ise felsefi gücü. Abd saldırır, yakar, yıkar, bombalar, devirir. İngiltere ise emperyalizmin felsefi, duygusal, toplumsal, insancıl, romantik, ideolojik görünümlü tuzaklar hazırlama merkezidir, örneğin; Suudi Arabistan’da ürettiği Vahhabilik Dini gibi; dinler üretir. Yeni kuramlar geliştirir; modalar geliştirir, sivil örgütlenme türleri geliştirir, boş inançlar, psikoljik takıntı ve bağımlılıklar geliştirir. Türkiye’de dinsel tv kanallarında yayınlanmakta olan ‘’sırlı ‘’ dizilerin bile başlangıç kaynağı İngiltere'deki ‘’Milkway’’ yani ‘’Samanyolu’’ adlı Tv kanalıdır. İngilizce’de Samanyolu, süt yolu anlamına gelen ‘’Milkway’’ dir. İran’daki son olaylarda İngiliz elçilik görevlileri boşuna göz altına alınmadı. ''Ben, Türkiye’nin doğusundaki halka öyle bir dil vereceğim ki devlet kurmak isteyecekler.’’ diyen de bir casus olan bir İngiliz lordudur. İngiliz casusu Lawrence’ın Arab’lara ne yaptığı ortadadır. Emperyalizmin kalesi, Abd’dir ama onun da kalesi İngiltere’dir. 


Abd ve Ab emperyalizmi (emeryalizmi/sömürgeciliği) yapay halk ve yapay devlet yaratma işini çok önceden beri yapmaktadır; Afrika çöllerini cetvelle çize çize onlarca devlet, ülke, halk yarattı. Afrika’da insanları; renk tonlarına göre bile ayırıp ayrı halklar ve devletler yarattı. Birgün de bu emperyalistleri de çizecekler ya haydi hayırlısı. Bugün Türkiye’de, bir şehirde insan, kendi bahçesinin toprağının altındaki suyu bile artezyenle, izinsiz çıkarmak hakkına sahip değil. Bazı Avrupa devletlerinde, evinizin çatısına düşen yağmur sularını bile almak hakkınız yok. Çocuğunuz bile sizin değil oralarda; hemen devlet alıveriyor elinizden. Ya çocuğunuzun fahişe, eşcinsel, psikopat, sosyopat, ahlaksız olarak yaşamasını da kabul edeceksiniz ya da çocuklarınız sizin olmayacak demektir bu. Size hak mı olmuş orada; fuhuşa batmış, uyuşturucuya başlamış çocuğunuza bağırmak çağırmak, bir tokat bile vurmak. Çünkü o tür şeyler bile orada, insanlara hak olarak görülüyor. Bu çok doğaldır çünkü yaşamını; dünyayı sömürmek, savaşa ve kana boğmak üzerine kurmuş Batı uygarlığının, insanca olmayan değerleri de baş tacı etmemesi düşünülemez. Ve bu insanlık dışı, yoz, ilkel, nicel uygarlık kalkıyor eline dünya haritası ve cetvel alıp, ‘’Sen şurada devlet kuracaksın, sen burada devlet kuracaksın.’’ diye buyruklar veriyor insanlara, topluluklara ama dünyanın öteki ucundaki sahiplendiği ıssız, küçücük, tanınmayan, bilinmeyen adacıklara bile özgürlüklerini, bağımsızlıklarını vermiyor. İnsanlara, evlerinin çatılarına düşen yağmur suyunu bile vermiyor. İnsanlara, öz çocuklarını bile vermiyor. Geçenlerde; bir Avrupa devletinde mahkeme, bir aileden çocuğu ‘’Siz buna kötü davranıyorsunuz.’’ diye alıp eşcinsel bir aileye verdiydi! İngiltere, kendinden bir okyanus ötede olan ve Arjantin’in burnunun dibindeki Falkland Adaları’nda hak iddia ediyor ve bunun için de insanları öldürmekten kaçınmıyor. Ama aynı İngiltere gelip Türkiye’ye; şuraları Kürtlere vereceksin, onlar Kürdistan kuracak, diyor. O Türkiye ki Batı Emperyalizmi’ne kahramanca, onurla bir savaşla kurulmuş. O Türkiye ki İngiltere’yi bile yenerek kurulmuş. Ya kimsin sen ya, elinde buralarda dünya haritası ve cetvelle dolaşıyorsun? O haritayı da cetveli de yedirirler sana burada, hala akıllanmadın mı? 


Türkiye’de, Kürdistan hayaliyle yanıp tutuşanlar bilmeliler ki böyle aşağılık, insanlık dışı, ahlaksız, onursuz, kişiliksiz, sömürgeci bir emperyalizmin tuzağına düşmektedirler. Diyelim ki Kürdistan kuruldu; emperyalizm sonra da onu dörde, beşe bölecektir. Emperyalizm, yeni bir İsrail yaratma peşindedir. Onurlu, gururlu, kişilikli her insan ve halk; emperyalizmden uzak durur. Yani devlet gibi devlet olmanın ilk koşullarından biri onurdur, dil değil, toprak değil. Çünkü insanca yaşamak için bile önce gerekli olan şey, onurdur; para, mal değil. Emperyalizme karşı büyük bir onur savaşı verip kurulan Türkiye Devleti'ne karşı ve Türkiye Halkı'na, Türk Halkı'na karşı da emperyalizmle, faşizmle iş birliği edip savaş, onurlu bir şey değildir. Bunu ancak kitabında emperyalizm, kapitalizm, faşizm, diyalektik felsefe, ekonomi politik, bilimsellik, evrim kuramı olmayanlar yaparlar. O nedenle kitabında bu kavramlar olmayanların, parti bile kurmalarına izin verilmemelidir, bırakın iktidar olmayı. Yoksa onlar da emperyalizmle birlikte ellerinde dünya haritası ve cetvelle dolaşırlar. 


Kürtçe’nin en yakın temeli Farsça’dır; yakın temeli ise eski Türk’lerdir; uzak temeli ise Çince’dir. W, x, q harfleri Kürtçe’ye Farsça’dan; Farsça’ya Orta Asya eski Türkçesi’nden;ona da Çince’den geçmiştir. Türkiye’de Kürtçe, Kürdistan hayalleri özellikle İngiltere’nin emperyalist çabalarından başka bir şey değildir. Bence; Kürtler, Kürtçe’den önce emperyalizm, faşizm, kapitalizm, diyalektik felsefe, ekonomi politik, bilimsellik ne demek onları öğrenmeliler. Türk Halkı, bunları Türkçe’den önce Osmanlıcayla öğrendi. İngilizler; ünlü İngiliz kumaşının satışlarını düşürdüğü için ünlü Hint Kumaşı üretilmesin diye Hindistan’daki Hint Kumaşı dokuma ustalarının ellerini kesmişlerdi. Bugün bile Avrupa devletlerinin, bulundukları Afrika , Asya ve Güney Amerika devletlerine baktığınızda, oralarda da kan, vahşet ve savaş ile var olduklarını görürsünüz. 


Ben; emperyalizmin verdiği bir devlette onursuz ama özgür biri olmaktansa, emperyalizme karşı savaşan bir devlette köle ama onurlu olmayı yeğlerim. Türkiye Devleti’ne, emperyalizmle olunup verilebilecek her zarar, emperyalizme yapılmış büyük bir iyilik, yardım olacaktır. Bunu da benim onurum, kişiliğim, mantığım, bilimselliğim, ruhum, gururum kaldırmaz. Emperyalizmle birlikte olmak; vahşetle, insanlık dışılıkla, mantıksızlıkla birlikte olmak demektir. Emperyalizmle birlikte olmak, bebekleri bile öldürmek demektir. Emperyalizm de, emperyalizmle iş birliği yapmak da insanlık suçudur. Emperyalizm, Irak’ı da cetvelle çizip yaratmıştı; ne oldu sonunda gördünüz. Cetvelle çizilenler, cetvelle giderler. 


Unutmayın ki Nazi Almanyası da bir devlet, ülke, yurt, halk, toplumdu; var olmak, var olmak hakkı vermez; neden ve niçin var olunduğuna bağlı. 


Türkiye’deki solcular, devrimciler, komünistler, sosyalistler; kendinizi yalnızca işçi sınıfıyla, emekle, sömürüyle, kapitalizmle, emperyalizmle, devrimle, ateizmle sınırlandırmakla yanlış yapıyorsunuz; yurda da devlete de sahip çıkmalısınız. Yıkamayacağınız şeyi; Atatürk'ün de son ana kadar yaptığı gibi korumalısınız ki yanlış güçler yıkmasın, yoksa birgün, emekçileri değil köleleri kurtarmak zorunda kalabilirsiniz ya da üzerinde barınabileceğiniz bir toprak kalmaz. Atatürkçüler, demokratlar ; kendinizi laiklikle, demokrasiyle sınırlandırmakla yanlış yapıyorsunuz. Altınızdan yurt gittiğinde oyunuza bile itibar edilmeyecektir. 


Bülbülü altın kafese koymuşlar, ille de vatanım, yani onurum, demiş. Vatan sizin nerenizde; ayaklarınızın altında mı, onurunuzda mı? Önce buna karar verin. 


Emperyalizmle/emperyalizmle, sömürücülerle iş birliği yapmak, onur değildir. Atatürk ve Türk Ulusu olmak kolay mı sanıyorsunuz? Hiroşima’ya, Nagazaki’ ye atom bombaları atanlar şimdi size ülke sözü veriyor öyle mi! Yeminle olsun, almam ! Batı bana Nobel verse de almam. Yeşil kart verse de almam. Batı kim ya, beni onurlandıracak? Batı önce kendini onurlandırsın. 


Evet; q, w, x harfleri Türk ve Çin kökenlidir. Bu harfler Türkçe’ye girerse, Türk ve Çin Harfleri girmiş olacak. Bu durumda, bunu; Atatürk ya da Mhp yapmış olsaydı; ırkçılıkla, şovenlikle, eskiye dönmekle suçlanabilirlerdi ama bunu Türkiye karşıtı güçler isteyince ilericilik, demokratlık oluyor öyle mi? Bu harfleri Türkçe’ye alınca hem Türk olduğunuzu kabul etmiş olacaksınız, Kürt değil de; hem de ülke Kürtlerin de olduğu bir ülkeye değil daha çok Çin’e benzeyecek Wang, Qonkg, İxen yu, v.b. Ayrıca Avrupa dillerine de benzeyecek ve yarın birgün Avrupa emperyalistleri diyecekler ki Türkler dil ve kültür olarak bizim egemenliğimizdedir. Atatürk bilmiyor muydu bu üç harfi de Türkçe’ye katmayı. Ama bu kadarının da artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal, bağımsız, özgür, özgün, antiemperyalist varlığıyla bağdaşmayacağını ve Türkiye Devleti’ni küçük düşüreceği için Türkçe’ye koymadı. Gerçekte istediği, hiçbir Latin harfini Türkçe’ye koymamaktı; eski Türk tarihinden harfler elde etmekti. Ama Osmanlı Kültürü’nden ve Osmanlıca’dan bir an önce kurtulup yeni Türkiye’yi yaratmak için buna zorunlu kaldı. Atatürkçüler yapabilseler, Atatürk’ün bu özlemini yerine getirebilselerdi çok iyi olurdu. Atatürk’ün ‘’ Türk Birliği’nin birgün gerçek olacağına inanıyorum.’’ sözü, bu gerçeği dile getirdiği gibi günümüzdeki, Batı tutkunu Atatürkçülerin de Atatürk’den ne denli uzak olduklarını da göstermektedir. 


Atatürk, Latin harflerini Türkçe'ye koyduğunda durum başkaydı; Atatürk yani Türkiye, emperyalizme karşı büyük bir başarı kazanmıştı, emperyalizmin boynu büküktü; Atatürk Latin harflerini alarak, Batı emperyalizminin onurunu, öz güvenini, öz saygısını, saygınlığını iyice kırmış ve ona meydan okumuştu. Çünkü muhteşem Batı uygarlığının temeli, başlangıcı sayılan Latin harflerinin barbar, cahil, aptal diye dışlanmış, aşağılanmış ve işgal edilmiş bir ülke halkınca ne denli başarılı, olağan üstü, yaratıcı kullanılabileceğini göstermek de istemişti. Doğal ki bu durum, Batının onurunu ve öz güvenini yıktı. 


Şimdi ise durum çok farklıdır. Bu saatten sonra q, w, x harflerini almak, emperyalizme, Atatürk'le yitirdiği ruhsal güveni, öz saygıyı ona tekrar kazandırmak ve emperyalizmin simgelerini ulusal simge yapmak anlamına gelecektir. Ama bu harfler Atatürk zamanında alınmış olsalardı, bu anlama gelmeyeceklerdi. Değişen ortamlar, koşullar, durumlar anlamları da değiştirir. Bu saatten sonra bu harfleri Türkçe'ye almak; Ulusal varoluşun değil emperyalizme ruhsal olarak da boyun eğişin utanç simgeleri olacaktır. Bence siyasi partiler öncelikle; emperyalizm, kapitalizm, diyalektik materyalizm, bilimsellik, ekonomi politik, ulusallık, Türkçe, Türk ne demek iyi öğrenmeliler. 


Q, w, x harfleri Kürtçenin değil bu saatten sonra artık, emperyalizme ruhsal boyun eğişin de simgeleri olacaktır. 


Önce onur, sonra bilim, sonra din. 


Emperyalizme ise hiç geçit yok. 

 

Necdet Gürçiftçi 

Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk-Türkiye bilgesi 

2009-Eylülde internette yayınlandı.


ATATÜRKÇÜLERİN VE KOMÜNİSTLERİN YAPMALARI GEREKEN SAVIM (ŞİİR)

 Siyaset toplumu bölen, insanları birbirlerine düşman eden

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türüdür

Siyaset bu durumda kendisini ancak 'Ahlak'çı, ve 'Bilim'ci olursa kurtarabilir

Ve çözüm olabilir

Yoksa çözüm değil bataklık, uçurum gibi

Sodom ya da Nazi dünyası gibi şeyler olur,

Doğru herşeyin doğru kuralı vardır

Doğru kurallar değil yanlış kurallar yıkılmak içindir

Ahlaka ve bilime aykırı herşey yanlıştır

İnanç da doğrudur, doğru herşey de hem ahlakçı hem bilimsel olur

Çünkü bilim nicel doğrunun yoludur, ahlak da nitel doğrunun yoludur

Ahlak ve bilim içermeyen inanç, inanç değil sanıdır, varsayımdır

Ve ya insanlığı yanlış, kötü, insanlıkdışı bir dünyaya götürür

Ya da yok olur,

Batıda inanç da, din de, demokrasi de, laiklik de, adalet de, akıl-ruh sağlığı da, özgürlük de

Yok çünkü Batı ahlakı ve bilimselliği dışlamış durumda

Örnek ki ensestlik gibi ahlaka aykırı herşey, astroloji gibi bilime aykırı herşey Batıda serbest

Oysa ahlak doğruya, bilim de gerçeğe giden tek yoldur,

Atatürk de, Atatürkçülük de inançtır

Komünizım(Komünizm) de yalnızca ekonomiyi devletleştirmek değilse inanç değildir

Gerçek ki insanı ilgilendiren herşey inanç olmalıdır

İnsan olmayan varlıklarda inanç olmaz, örnek ki hayvanlarda inanç yoktur

Bu nedenle ki 'İnsan' sözcüğü de, 'İnanç' sözcüğü de 'İn' ön eki başlar,

Atatürk'ün 'Önce ahlak ve bilim' demesi önemlidir

Yoksa vatanları mutlaka birileri kurtarır

Ancak dünyada hiçbir vatan kurtarıcı, Atatürk gibi 

'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin'i diyecek kadar 'Önce ahlak ve bilim' dememiştir

Atatürk'ün temel özelliği vatanı kurtarması değil 'Önce ahlak ve bilim' demesidir

Ancak durum ki Atatürkçüler bunu anlayamamış görünmekteler

Çünkü sigara, içki, astroloji gibi bilimdışı şeylerin

Ahlakdışı moda türü, ahlakdışı pılaj(pılaj, pilaj) türü gibi ahlaka aykırı şeylerin yanındalar

Oysa Atatürkçülük ahlakı ve bilimi dışlarsa faşistlik gibi sıradan, değersiz, insanlıkdışı 

Birşey olur

Doğru inanç önce ahlakı savunmalı, sonra da bilimi, bilimselliği,

Atatürk 'Önce ahlak ve bilim' demeseydi Atatürk de, Atatürkçülük de inanç olmazdı

Ancak Atatürk 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyecek kadar

'Önce inanç' demiştir,

Komünizım de inanç olmazsa insanlık için bir değeri, önemi olmaz

İnsanlıkdışı, eşya, teknoloji gibi birşey olur,

Atatürk siyaset, siyasi partiler, siyasetçiler gibi toplumdan oy toplamak için çalışmadı

'Önce ahlak ve bilim' savını yani inançını(inancını) gerçekleştirmek için çalıştı

Çünkü öncelikle 'Ahlak' içermeyen hiçbirşey inanç olmaz

Çünkü ahlak hem beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin

En nitel zirvesidir

Hem de insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim ise beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin 

En nicel zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün farktır

Yani bilim baş, ahlak da o başa koyulan taç gibidir

Bilim yol, ahlak da o yoldaki kural gibidir

Yani ahlaksız bilim de, bilimsiz ahlak da yanlış yola götürür, yanlış yola gider

Bu nedenle ki Muhammed de 'Önce ahlak ve bilim

Din ahlak ve bilimdir

Ahlak ve bilim yoksa din de olmaz' dedi

Yani ahlak yoksa inanç yani doğru insan olmaz

Bilim olmazsa da doğru inanç olmaz, örnek ki insanlar putlara taparlar

Ancak Chp örneğinden, ve komünistlerin durumlarından açık ki 

Genelde Atatürkçüler, özelde ise Chp de, komünistler de

Örnek ki ahlakdışı moda türüne, ahlakdışı pılaj(plaj) türüne, eşcinselliğe

Karşı olmamakla ahlaka

Astroloji gibi şeylere tepki göstermemekle de bilime aykırılık içinde olmaktalar,

Atatürkçülük de, komünistlik de inanç olmazsa önemsizleşir, değersizleşir, gereksizleşir

Bugün Akp olur, yarın başka birşey ancak bu tür siyasi partileri güçlü yapan şey inançtır

Ya da kendilerini inanç yani ahlak olarak göstermeleridir

Bu nedenle ki demokrasi ya da doğru dünya yanlıları öncelikle ahlaka ve bilime sahip olmalı

Ve ahlakı ve bilimi savunmalılar

Yoksa ülkelerinde asla egemen olamazlar

Ve ülkelerini de, dünyayı da insanlıkdışı, yanlış, kötü yola götürürler,

Bu nedenle ki önerim

Genelde Atatürkçüler, demokrasiciler, laiklikçiler, özgürlükçüler

Özelde ise Chp ahlakçı ve bilimsel olmalıdır

Chp 6 ok'una 'Ahlak' adı altında 7., 'Bilim' adı altında 8. ok eklemelidir

Yoksa 'Zafer' diye, Türkiye'de akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batının

Temsilciliğini yapmış olur

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün, Atatürkçülüğün değil

Ve Türkiye gibi ahlakçı bir ülkede asla iktidar olamaz,

Komünistliğin de 'Devletçi ekonomi' ve 'Beyinde bilimsellik' yanı önemlidir

Ancak komünistler de Marx'ın 'Din halkın afyonudur' safsatasını terk etmeli

Ve dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' Din hadisileri'nin din tanımını öğrenmeliler

Ve ahlak düşmanlığını da, din düşmanlığını da bırakmalılar

Ve Atatürkçüler de, komünistler de sigara, içki, astroloji gibi bilimselliğe aykırı şeylere de

Akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı pılaj türü, akıldışı-ahlakdışı sanat türü

Akıldışı-ahlakdışı ünlü türü gibi şeylere karşı olmalılar

Yoksa gelecekte %20'den fazla oy alamazlar çünkü ahlakdışılık yükseldikçe

Ahlakçılık daha da yükselir

Çünkü akıl-ruh sağlığına da, insanı hayvandan ayıran yola da 'Önce ahlak' kapısından gidilir

Yani Atatürkçüler de, komünistler de 'Önce ahlak' demedikçe demokrasi düşmanlığının da

Akıl-ruh sağlıksızlığının da ekmeğine tereyağ ve bal sürerler,

Gurur onur varsa doğru gururdur

Onur ahlak varsa doğru onurdur

Demokrasi ahlak ve bilimsellik varsa gerçek demokrasidir

Özgürlük ahlakçı ve bilimsel ise doğru özgürlüktür

Akıl-ruh sağlığı beyin ahlakçı ve bilimsel ise vardır,

Ey Türkiye, ve ey insanlık

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi

'Önce ahlak ve bilim'de birleş.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.10.22/05.06



14 Ekim 2022 Cuma

İNSAN DİŞİSİ BAŞINI AÇSA DA ÖRTSE DE OLMUYOR (ŞİİR)

 Kokmuş yemek buzdolabına koyulsa ne olur, koyulmasa ne olur

Bozuk et buzdolabına koyulsa ne olur, koyulmasa ne olur

İnsan dişisi başını açsa, ahlakdışı-insanlıkdışı Batı dünyası bekliyor

Başını örtse, İran'daki gibi vahşet dünyası bekliyor

İnsan dişisi de, insanlık da ne yana gideceğini şaşırdı

Çünkü dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni bilmiyor,

Ey insan dişisi

Ahlakçı ve bilimsel olmadıkça asla insanca olmayacaksın

Akıldışı-ahlakdışı moda türü seni 'Evinin kadını' değil

'Pornonun kadını' yapmak istiyor

Buna karşı çıkmadıkça asla özgür olamazsın,

Yirmi yıl kadar önce, Batıda, insan dişisi üzerinde yapılan bir araştırmada

İnsan dişisinin anlakının(anlağının, zekasının) %70'e varan oranda düştüğü

Azaldığı görülmüştü

İnsan dişisi ve alışveriş denilince ne akıla gelir

Kuşkusuz ki giyim, parfüm, süs, takı gibi şeyler yani moda

Bu sonuçtan yola çıkan akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin bir merkez

Dünyayı elegeçirmek(ele geçirmek) için insan dişisini, ve modayı kullanmaya karar vermiş

Belliki(Belli ki)

Çünkü insan erkeklerinin ilgilendiği herşey ile ne herkes, ne her erkek ilgilenir

Örnek ki futbolu her erkek bile sevmez, avlanmayı her erkek bile sevmez

Savaşı her erkek bile sevmez

Ancak modayı hemenhemen(hemen hemen) her dişi, ve hemenhemen her erkek sever

Yani anlaşıldı ki moda tüm dünyayı saran, kapsayan bir durum

Ve yine görüldü ki insan dişisi ahlaksızlaştıkça, utanmazlaştıkça daha çok para harcıyor

Çünkü alışveriş sırasında anlakı %70'e varan oranda düşünce parayı umursamıyor

Ve bu durum bu akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, derin merkezce

Dünyaya egemen olmak için araça(araca), silaha dönüştürüldü

Bu nedenle ki medya moda, manken, tanıtımca adları altında ahlakdışı giyimli insan dişisi

Ve ahlakdışı moda türü ile doldurulmakta,

Gerçekleri ve doğruları bilmeden ya da umursamadan ya da önemsemeden

Verilen kararlar yanlış kararlardır

Gerçeğin dünyası ise bilimdir, doğrunun dünyası ise ahlaktır

Yani bilime ya da ahlaka aykırı istekler yanlış isteklerdir

Yani demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet, din, ve akıl-ruh sağlığı değildir

Çünkü demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet, din, ve akıl-ruh sağlığı

Ahlaka ve bilime uygun olmaktır

Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim de insanı hayvandan ayıran nicel en üstün farktır

Ancak görülmekte ki siyaset de, özel sektör de, moda da, turizım(turizm) de

Ekonomi de, hukuk da ahlakı ve bilimi önemsememektir

Bu nedenle ki 'Çağdaş, medeni' denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıda

Porno gibi hertürlü ahlakdışılık, astroloji gibi hertürlü bilimdışılık serbesttir

İnsanlık anlamalı ki özgürlük serbestlik değil ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü ahlak beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi,

İlahı gökte olan dinsel inançlarda anlatılan, biri erkek, biri dişi, ilk iki insanı

İlahın dünyasından kovdurtan şey gerçekte ne Yasak ağaç'tır, ne dişidir, ne yılandır

O şey açık ki nefstir

Çünkü nefs hem en büyük cehalettir, hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır)

Hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını engeller,

Günümüzde, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin bir merkez

Moda, demokrasi, özgürlük, cinsellik, eşcinsellik, laiklik, müzik, sinema, bilgisayar oyunu

Yarışma, festival, magazin, medya, siyaset, ekonomi, kadın hakları

Tanıtımca(Reklam) gibi adlar altında

Dünyaya egemen olmaya çalışmakta

Bu merkez gördü ki insan erkeği ile bu iş olmayacak

İnsan dişisine yöneldi

Ve 'Moda' adı altında insan dişisine akıldışılık-bilimdışılık-ahlakdışılık-insanlıkdışılık

Pompalamaya başladı

Ve durum ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türü 

Kendikendine(Kendi kendine), kendini küresel anayasa ilan etmiş durumda

Ve tuhaf ki kendilerine 'Dinli' diyen

Sözde dinli, ve sözde demokrasili ülkelerde bile siyaset bu duruma karşı çıkmamakta

Örnek ki Türkiye'ye bakın: Sütyen-külot, dişi, erkek, çocuk, genç, yaşlı, karışık pılajlar(plajlar)

Mini şort diye sokaklarda külotla gezmeler,

Bu akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin merkez

Tuhaf ki çıplaklığı, ahlaksızlığı, utanmazlığı yani insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farkı

Gericilik, yobazlık, demokrasi düşmanlığı, özgürlük düşmanlığı olarak göstermeye çalışmakta

Ve insan dişisine çıplaklığın, soyunmanın, ahlaksızlığın, utanmazlığın, eşcinselliğin, zinanın

Fuhuşun, pornonun, ensestliğin, pedofilinin, zoofilinin, eş değiştirmenin, boşanmanın

Çapkınlığın, ve uyuşturucunun demokrasi, laiklik, özgürlük, medenilik, çağdaşlık olduğunu

Öğretmeye çalışmakta

Türkiye'de de kendilerini Atatürkçü, laik, demokrasici, laik, özgür, medenilik, çağdaşlık

Kadın hakları, insan hakları sanan birileri de bu oyuna araç olmakta,

İran'da görülmekte olduğu gibi ise

İnsan dişisinin başının örtülmesi yani saçının görünmemesi de çözüm olmamakta

İran'da da dişiler başlarını açmak, saçlarını göstermek istemekteler

Başlarını açmak, saçlarını göstermek isteseler yine neyse

Ancak amaçlanan amaç insan dişisine önce abuksaubuk, saçmasapan moda kölesi

Sonra da ahlakdışı-akıldışı giyim modasının

Sonra da ahlakdışı pılajların, ve ahlakdışı özel hayatın(yaşamın) kölesi yapmaktır

Yani İran'ı hertürlü ahlaksızlığın, ve hertürlü bilimdışılığın serbest olduğu

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Usa'nın(Abd'nin) kölesi yapmaktır

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batı istiyor ki insan dişisi ailesinin kadını değil

Pornonun, fuhuşun, zinanın, pılajların, sokakların, modanın, kapitalistlerin ortamalı

Yani erkek egemenliğine, cinselliği ile en utanmazca biçimde köle olsun,

Durum ki nefse kölelik yüzünden

Yani ahlaka ve bilime aykırılık yüzünden

İnsan dişisi başını açsa da, örtse de çözüm değil

Çözüm saçta değil ahlakta ve bilimdedir

Yani beyin ahlaklı ve bilimsel olmadıktan sonra da saçını açsa ne olur, açmasa ne olur

Bu nedenle ki insan dişisi 'Akıl yaşta değil baştadır' sözünü

'Akıl saçta değil baştadır' olarak da düşünmediği, uygulamadığı sürece

Hem özgür olamaz, hem de erkek egemenliğine daha da köle olmaktan  asla kurtulamaz,

Çözüm kolaydır

Çözümün özeti Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlakçılık ve bilimsellik'tir

Ya da genel açıdan, dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı, evrensel, bilimsel, insanca

Yöntem ile yönetimdir.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 14.10.22/15.18



13 Ekim 2022 Perşembe

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 326 (ŞİİR)

 'Adaletin kestiği parmak acımaz' diyorlar

Adalet kasab(kasap) ya da cellat değil

Ahlak ve bilimselliktir,

Moda, makyaj, takı, pılaj(plaj), sıpor(spor), eğlence

Beyini, akıl-ruh sağlığını, mantığı dışlamaktır

Yediklerinden, içtiklerinden zevk, haz, nefs almaya değil

Onların ne olduklarını açıklamaya yönel

Örnek ki et sana göre lezzet, keyif, haz, mutluluk demek olabilir

Oysa aminoasittir, ve sonunda helaya gider

Bununla mı mutlu olacaksan

'Ben insanım, mantıklıyım, akıl-ruh sağlıklıyım, medeniyim'

Ya da 'Dinliyim' diyorsan,

Toplumdan ve insanlıktan uzakdurmamak(uzak durmamak) için

İnsanlardan uzakdur

Çünkü insanlardaki akıldışılık-bilimdışılık-ahlakdışılık-insanlıkdışılık durumu

İnsanı toplumdan da, insanlıktan da nefret ettirebilir,

Gördükleriniz kadar güzel değil

Güzel gördüklerinizi güzel gören gözlerinizin içi

Yedikleriniz, içtikleriniz kadar güzel değil

Yediklerinizi, içtiklerinizi helaya götüren

Yemek borunuzun, midenizin, bağırsaklarınızın için

Güzel dediğiniz sesler kadar güzel değil

Güzel dediğiniz seslere güzel diyen kulaklarınızın içi

Güzel dediğiniz kokular kadar güzel değil

Güzel dediğiniz kokulara güzel diyen burununuzun içi

Gördüğünüz kadar güzel değil

Güzel dediğiniz derinizin altı

Güzel dediğiniz rüyalarınız, ve anılarınız(hatıralarınız) kadar güzel değil

Güzel rüyalarınıza ve güzel anılarınıza güzel diyen beyininizin içi

Dünya yalan değil gerçekçi

Sorun insanın aptallığında

Aptallık yazgı(kader) değil

Ahlaka ve bilime aykırılıkta,

'Baba Vanga şunu bilmiş de, bunu bilmiş de, geleceği bilmiş de'

Önemli olan şey geleceği bilmek değil

Yapılması gereken doğru şeyleri bilmektir

Bunu da evrensel, nitel dahi Muhammed 1400 yıl önce

Dini tanımlayan Din hadisileri ile belirtmiştir:

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Bu tanıma uyulursa her ülke de, dünya da, insanlık da insanca olur

Uyulmazsa da hiçbiri de insanca olmaz',

Duygusuzluk acı verir, ya başkalarına, ya kişinin kendisine, ya herkese

Ancak mantıksızlık, bilimdışılık, ahlakdışılık, vicdansızlık, merhametsizlik, yandaşlık

Gösteriş, nefse kölelik gibi şeyler de sonuç olarak acı verirler

Duygusuz olma ancak duyguda da kalma, öteki insani değerlere ilerle,

Toplum nasıl yapılırsa o yöne gider

Alimleştirilen toplum alimliğe

Paracılaştırılan toplum parasal suçlara

Cinselleştirilen toplum cinsel suçlara yönelir

Ahlakdışı moda türü de, ahlakdışı ünlü türü de, ahlakdışı pılaj türü de

Ahlakdışı medya türü de, ahlakdışı sıpor(spor) türü de, ahlakdışı yasa(kanun) türü de

Ahlakdışı siyaset türü de, ahlakdışı eğlence türü de, ahlakdışı sanat türü de

Toplumları cinselleştirmekte

Sonra da 'Cinsel suçlar neden artıyor?'

Barbar, vahşi sıpor türü de toplumları barbarlığa, vahşiliğe yönlendirir

Sonra da 'Şiddet neden artıyor?',

Nefs öyle birşey ki alimlik, alimelik dinlemez

Bu nedenle ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' dedi

Nefs ancak nefse karşı eğitimle ve dirençle yenilebilir

Yoksa alimi bile avuçunaalabilir(avucuna alabilir)

Nefs bu denli yanlış, kötü, zararlı, çirkin birşeydir

Öyle ki hem ilk, önce eğitilmesi gereken en büyük cehalettir

Hem de tüm kötülüklerin temel nedenidir

Ancak siyaset, özel sektör, moda, pılajlar, medya, tanıtımcalar(reklamlar) nefs saçmakta

Sonra da 'Neden kötülük hiç bitmiyor?',

İnsan kendini de, başkalarını da, hayatı da, dünyayı da, herşeyi

Kendi bildiği sözcükler ile anlamaya, yorumlamaya, tanımlamaya, anlatmaya

Eşitlemeye, özdeşleştirmeye çalışır

İnsan ne kadar çok felsefel, bilimsel sözcük bilirse beyini, ruhu, dünyası, anlaması

Tanımlaması o kadar ilerler

Olabildiğince çok felsefel, bilimsel sözcük öğren,

Hayattan mutlu olamıyorsan mutlu olmak için hiçbirşey yapma

Çünkü doğruyoldasın(doğru yoldasın) demektir

Çünkü içi lav, kor, ateş, vahşilik, insanlıkdışılık dünyada

İçi bağırsak, bok, iğrençlik, vahşilik, insanlıkdışılık dolu bedenle mutlu olmak mantıksızlıktır

Mutsuzluğunu yok etmeye, önlemeye çalışma

Mutsuzluğunun içini dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile doldur

İnsan kendi isteği ile, kimlerle düşüpkalkıyorsa öyledir,

Mantık insanileşmenin, vicdanın, merhametin, medeniliğin

Bedeni, dünyayı aşmanın

Manevileşmenin, soyutlaşmanın, akıl-ruh sağlığının

Demokrasinin, laikliğin, özgürlüğün, adaletin

Felsefenin, bilimin, ahlakın, dinin ilk aşamasıdır

Çalış ey bilge çalış

Sana bunca düşmanlığa, kötülüğe, engele karşın yine de çalış, ahlaklı ve bilimsel

İnsanca bir ülke, dünya, ve insanlık için çalış

Sen acıları bal eyleme

Yazı eyle

Sen 'Kızılcık şerbeti içtim' deme, 'Kırmızı mürekkep içtim' de,

Öteki ülkelerden işçi getiren ülke kölecilik düzeni içinde demektir

Çünkü köle sahibileri(sahipleri) ve sahibeleri de işlerini yaptırmak için

Köle satın alıyorlardı

İşçilere para ve serbestlik verilmesi durumun kölelik olmadığını göstermez

Gerçek ki bu durum ancak dünya Dünya devleti olarak kurulduğunda yok olur,

Uyku beyinin ve ruhun ilaçıdır(ilacıdır)

Sürekli az uyumak da, sabahları sürekli erken kalkmak da beyine ve ruha kötülük yapar

İnsan günde 8 saat bedeni, fazladan 4 saat de beyini ve ruhu için uyumalıdır

Uyku bedeni de, beyini de, ruhu da, dinlendirir, besler, onarır

Hem sağlıksızlıktan hem kötülük yapmaktan korur

İlkellik, barbarlık, beden köleliği, dünya köleliği az uyumak, ve az uyutmak ister

Duygusal olarak istenilen birşeye sahip olmak o şeyin varlığına sahip olmak dışında bir de

O şeye sahip olmanın duygusunu yaşamayı da içerir,

Çocuklar düşünürlerin(filozofların), alimlerin, alimelerin, bilgelerin sözleri ile

Büyümek yerine

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyanın siyasetçilerinin

Ünlülerinin, tanıtımcalarının(reklamlarının), müziklerinin sözleri ile büyümekte

Ölülerinizi ölülerinde, mezarlarında, kemiklerinde aramayın, onlar artık yalnızca

Sizin belleklerinizdedir(hafızalarınızdadır),

İnsanın insana elaçmasına(el açmasına) ekonomi demişler

'Üzümünü ye, bağını sorma' demişler

Bedenin utanmazlığına sanat demişler

'Sanat için her haltı yaparım' demişler

Toplumun aldatılmasına siyaset demişler

'Atı alan, Üsküdar'ı geçer' demişler

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'i de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ü de dinlememişler

Bir de kendilerine 'Muhammedçi', 'Atatürkçü' demişler

Siyaset insanların ve toplumların ya cehaletleri ya ahlaksızlıkları üzerinde yükselir,

Para en kolay başarılardandır

Şans oyunuları ile 1 günde zengin(varsıl, varlıklı) olunabilir

Ancak sıpor(spor) ile 1 günde sağlıklı

Kitap ile 1 günde alim, alime olunamaz

İskeletin üzerini güzel şeylerle sarıp

Anne, baba, çocuk, kardeş, akraba, arkadaş, insan diye gönderiyor dünyaya doğa,

Usun(Akılın) sürekli nerede ya da nerende ya da neyinde ya da neyde ise osun

Sıpor usunun hep kaslarında olmasını istiyor

Moda usunun hep görünüşünde, oranda, buranda olmasını istiyor

Oysa usun hep beyininde, ruhunda, felsefede, bilimde, ahlakta, mantıkta

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinde olmalı

Akıl-ruh sağlıklı olduğunu düşündüğün ya da sandığın anlarda bak bakalım

Usun nerede

Eğer usun dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı yerlerde ise

Yanlış yoldasın, akıl-ruh sağlıksızsın demektir,

'Arkadaş' ile 'Dost' arasındaki temel fark şudur:

'Arkadaş' sözcüğü 'Arka' sözcüğünden türetilmiştir

'Arkadaş' demek 'Arkayı kollayan' demektir

Yani öncelikle 'Bedeni, ve çıkarları koruyan' yani 'Savunman, koruyucu'

Yani 'Bedenini, kasını, cesaretini, ve parasını ortayakoyan(ortaya koyan)' demektir

'Dost' ise 'Do' sözcüğünden türetilmiştir

'Do' Türkçede de, Uzakdoğu savunma sıporularında(sporlarında) da görülmekte olduğu gibi

'Uyarı' anlamına gelir, ve 'Doğru' sözcüğünün kökeninde de olduğu gibi 'Doğru olmak

Yolunda uyarı' anlamına gelir ki öküz arabalarındaki öküzlere de 'Do'

Yani eşeklere, atlara denilen 'Çüş' anlamında 'Dur' demektir

Bu durumda insanlara söylenilen 'Do' sözcüğü 'Ahlaka, akıla, mantığa, vicdana, dürüstlüğe

İnsancalığa aykırı davranma' anlamında uyarı, durdurma sözcüğüdür, sesidir

Bu anlamdan olarak 'Dost' sözcüğü savunman değil 'Doğruyu gösteren, öğreten, anlatan

İsteyen, savunan' anlamında demektir

Yani arkadaş savunmandır ancak dost 'Öğütmen'dir yani öğüt vericidir

Yani 'Beyinini, düşüncesini, bilgilerini, deneyimlerini(tecrübelerini) ortayakoyan' demektir

Yani cahilden arkadaş olur ancak dost olmaz Korkaktan da arkadaş olmaz ancak dost olabilir

Yani arkadaşta bedensel cesaret, dostlukta ise erdemli akıl gereklidir

Bu nedenle ki insanın arkadaşa da, dosta da gereksinimi vardır

Arkadaş dostun, dost da arkadaşın yerini tutmaz

Bu nedenle ki 'Do' içermeyen tüm sıporlar yasaklanmalıdır,

Göz olan canlıda anlak(zeka) da olur çünkü göz beyinin

Ya da beyinin öncelinin uzantısıdır

Bu nedenle ki zeka katsayısı ya da IQ denilen şey gözleri olan hayvanlarda da var olan

Anlakı(Anlağı, zekayı) ölçer, bu nedenle ki felsefel, bilimsel, ahlaksal, ve insani açılardan

Önemi, değeri yoktur

Bu nedenle ki anlak katsayısı çok yüksek kötü insanlar da

Anlak katsayısı yüksek olmayan doğru ve iyi insanlar da vardır

Sokağa vicdanınız ve cüzdanınız olmadan çıkmayın

Çünkü yoksa ya vahşiye dönüşürsünüz ya üzülürsünüz,

'Kısmet' mi, 'Kismet' mi

Türk dil kurumu sözlüğü 'Doğrusu kismet' diyor

Bence de 'Kismet' çünkü belli ki 'İsmet' sözcüğünden türetilmiş

Türk dil kurumu'nun 'Arabça' dediği 'İsmet'in anlamı 'Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu'

Demek ki 'Kismet' demek ancak ahlaka uygun şeyler için kullanılabilir

Yani ahlaka aykırı şeyler için kullanılamaz

Ancak 'Kısmet' sözcüğü de 'Kısım'dan türetilmiş olarak kullanılabilir ki bu durumda 'Ahlak'

Koşulu olmaz çünkü 'Kısım' sözcüğü 'Pay' anlamına gelmekte

Yani 'Kismet' demek 'Ahlaka uygun gerçekleşme' demekken 'Kısmet' sözcüğü

'Paya düşen' anlamıdır yani ahlak koşulu içermez

Bu nedenle örnek ki haydutların ganimet paylaşımı 'Kısmet' olur ancak 'Kismet' olmaz

Dil kolay birşey değildir, dil mantık ve tutarlılık gerektirir, dilin kuralları vardır

Sözcükleri doğru anlamda kullanmamak hem dili bozar, hem toplumları

Hem akıl-ruh sağlığını,

Türkçe de, dil de kolay değildir

Türkçe de, dil de ancak cahiller için, cahiller açısından kolaydır

Örnek ki 'Talimat' sözcüğüne de, 'Tayin' sözcüğüne de Türk dil kurumu 'Arabça' demekte

Ancak savım ki bu sözcükler Türkçe 'Ta/Taa' sözcüğünden türetilmiştir

Bu nedenle bu iki sözcük de, benzerleri de önce 'Uzaklık' koşulu, durumu içerir

Yani 'Talimat' da, 'Tayin' de 'Uzağa gidilmesini, uzağa gitmeyi' içerir

Bu nedenle ki örnek ki yanyana olan, ve yanyana kalacak kimseler birbirlerine

Talimat veremezler

Ve 'Tayin' ancak uzak biryere(bir yere) durumu içerirse olur

Yani bir memuru odasının yanındaki odaya göndermek tayin olmaz ancak atama olabilir

Yani tayin, ve atama farklı şeylerdir

Yani uzaklık içermeyen durumlarda 'Talimat', ve 'Tayin' sözcükleri kullanılamaz

Yoksa önce mantık, sonra da akıl-ruh sağlığı, sonra da kişilik bozulur

Çünkü beyini sözcükler yönetir

Beyini sözcüklerin yanlış kullanımı, ya da yanlış sözcükler yönetirse beyin sapıtır

Bu nedenle dil çok önemlidir

Bu nedenle yalnızca Türkçeye değil, dil kurallarına da sahip çıkılmalıdır ki dil kurallarını

Dilbilimi, dil felsefesi, dilmantığı, ve dilgeometrisi içerir,

Bazı düşünceler söylenince, bazı düşünceler de söylenmeyince insanidir

Bazı gerçekler ve doğrular söylenince, bazı gerçekler ve doğrular da söylenmeyince insanidir

Bu nedenle de Muhammed 'Peygamberler bildikleri, düşündükleri herşeyi söyleyemezler'

Anlamında söz söylemiştir,

Eskiden kocalar karılarını ya seks araçı(aracı) ya köle olarak kullanma eğiliminde idiler

Şimdi ise karılar kocalarına aynı şeyleri yapmak eğilimi içine girmekteler

İşe girmek, para kazanmak ve

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türü yüzünden

Demek ki 'Erkek egemenliği' denilen şey gerçekte 'Erkek egemenliği' değil

'Paranın egemenliği',

Komutanın dahisi düşmanının yapacağı doğru, iyi, güzel şeyleri düşmanından önce yapar

Ve düşmanının silahlarını, olanaklarını düşmanına karşı kullanır

Durum ki siyaset de savaş gibi birşey,

Romalılar gıladyatörlerin(gladyatörlerin) kazanmalarını da

Rakibini öldürmelerini de alkışlarlardı

Tuhaf ki insanların evlenmeleri alkışlanmakta ancak boşanmaları pek alkışlanmamakta

Demek ki henüz boşanmak yengi(zafer) olarak düşünülmemekte,

Onursuz gurur, gurur değildir

Ahlaksız onur, onur değildir

Vicdansız ahlak, ahlak değildir

Mantıksız ahlak, ahlak değildir

Dikkatsiz mantık, mantık değildir

Sakinliksiz dikkat, dikkat değildir,

Yaşamınızı(Hayatınızı) ya elin oğulu, ya elin kızı cehenneme çevirir

Yalnızca kocanız elin oğulu, karınız elin kızı değil

Babanız da elin oğuludur(oğludur), anneniz de elin kızıdır

Ancak gerçek ki yaşamı cehenneme çeviren asıl, temel şeyler Mia geni, hormonlar, siyaset

Ve dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırılıktır

Araba alacak kadar paran varsa, gereksiz yere araba almayacak kadar da kafan olsun

Denize girecek kadar kafan varsa, denize ahlakdışı biçimde girmeyecek kadar da

Beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi olan ahlaka uyacak kadar da

Kafan olsun

Oy kullanacak kadar kafan varsa, beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin

Nicel zirvesi olan bilime, nitel zirvesi olan ahlaka aykırı siyasi partilere

Oy vermeyecek kadar da kafan olsun

Para kazanacak kadar kafan varsa, paranı gereksiz yere harcamayacak kadar da kafan olsun

Nefs, cehalet, ve moda gereksiz yere para harcatmakta

Solluk çökmeden sağlık, sağlık çökmeden solluk çökmez

Solluk da, sağlık da zorunludur çünkü sağlık ahlakı, solluk da felsefeyi ve bilimi simgeler

İnsanlık dünyanın içinin lav, kor, ateş, kendilerinin içinin bağırsak, bok, iğrençlik olduğunu

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'ni önemsemedikleri için çok zavallı durum içinde

Çünkü örnek ki öldüklerinde ağlayacakları çocukları dünyaya getirdikleri için

Ve helaya gidecek şeyleri yedikleri, içtikleri için seviniyorlar

Bilin ki bu vatanı, ve halkını düşman işgalinden, ve insanlıkdışılıktan kurtaran

Ve 'Önce ahlak ve bilim

Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyen

Mustafa Kemal Atatürk'e düşman olanlardan da

Ahlaka düşman olanlardan da, bilime düşman olanlardan da her kötülük beklenir

Çünkü durum ki onların akıl-ruh sağlıkları yoktur

Siyasi partilere oy verilirken temel ölçüt bu olmalı

Ancak zaten toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kurulu

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyasetten insanca bir dünya

Beklemek aptallıktır

Gerçek ki tek çözüm, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymaktır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 14.10.22/09.25